500 GÜN !

29 Mart 2019 tarihinden bu güne 156 günlük bir moladan sonra tekrar merhaba.

Ülke ve şehrin gündemini takip etmeyi, kısaca yazmayı özlemişim diyebilirim. Şöyle geriye doğru giderek bu günün konusuna giriş yapayım..

31 Mart yerel seçimlerinden sonra bazı belediyeler el değiştirdi. Örneğin Zonguldak, Kilimli, belediyeleri CHP’den AKP’ye Ereğli belediyesi AKP’den CHP’ye geçti. Bu gün itibari ile de yeni belediye başkanları 154 gündür görevde.

Köşe yazarlığına başladığım tarihten itibaren yeni seçilen belediye başkanlarına çalışma kadrosunu kurmasına, belediyeyi tanımasına kadar 500 günlük bir süreden sonra yanlışlarını yazmayı düşünürüm. Hala bu düşüncedeyim.

Tekrar seçilmiş belediye başkanlarının böyle bir hakkı olmadığını da belirtmiş olayım. Bunu yaparken belediye başkanlarının partisi beni ilgilendirmez, yanlış işler yapan köşemde yerini alır. Bu süre yeni seçilmiş belediye başkanı her ne yaparsa yapsın yazmayacağım anlamına da gelmesin tabi. Örneğin Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun denize toprak dökerek dolgu yapmaya kalkarsa 500 günü doldurmadan bu köşede kendine yer bulur.

Dün Göbü sahilinde Muslu Belediye Başkanı Sabahattin Adıyaman’ı gördüm. Makam aracı ile Göbü sahilindeki çadırına parke taşı taşıyor. Belediye imkânlarını özel işlerinde kullanmaya o kadar alışmışlar ve kendilerine hak görüyorlar. Kimseden çekinme, utanıp sıkılmada yok üstelik. Sorsanız “parke taşını paramla aldım” diyecektir. Peki, kullandığın araç, onun yakıtı kimin cebinden çıkıyor? Bir belediye başkanının makam aracını özel işlerinde kullanma hakkı var mı?

Bu ülkede özellikle CHP’li belediye başkanları çok daha dürüst olmak zorundadır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerel seçimlerden hemen sonra belediye başkanlarıyla yaptığı toplantıda anlattıklarını demek ki Sabahattin Adıyaman dinlememiş. Bu durumda adı geçen belediye başkanını uyarmak kime düşüyor, Kilimli İlçe Başkanı hanımefendiye.. Sonra il Başkanı Hakkı Güney’e.. Adını saydığım kişiler bu uyarıyı yapabilir mi?

 

PARTİYİ ELEŞTİRİYORSUN.!

Köşemde yazdıklarımla her kesimi mutlu ve memnun etme şansım yok. CHP’de siyaset yapan bazı kişilerin yanlış işlerini yazdığımda hemen “partiyi eleştiriyorsun” suçlaması ile karşı karşıya kalıyorum. Oysa ben partinin ideolojisini, ilkelerini, altı oktan ikisi fazladır kıralım gibi bir eleştiri getirmiyorum.

Yukarıda yazdığım gibi parti içinde yanlış işler yapan, makamını kendi çıkarı için kullanan, bu partinin tüzüğüne, yönetmeliğine, programına aykırı işler yapanları eleştiriyorum. Bu kişi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olsa bile eleştiririm. Eleştirmeye de devam edeceğim.

CHP bu tiplerin kendi çıkarları için at koşturduğu arena olmamalıdır. Parti içindeki seçilmişler, tüzük ve yönetmelikte belirtilmiş görevlerinin dışında işler yapmamalıdır. Her makamın göreve geldiğinde ne yapacağı tüzük ve yönetmeliklerde yazılıdır.

CHP’de siyaset cüzdanının şişkinliği, eşinin dostunun aklı, yöresel, ırkçı ve mezhepsel kimliklerle değil, siyasi zekâ ve bilinçle yapılmalıdır..

Hiçbir yönetici sudan sebeplerle kimseyi dışlamayacak, kimsenin seçme ve seçilme hakkına saygı göstermeli bu hakkı gasp etmemelidir. Her yönetici bulunduğu makamda hesabını veremeyeceği işler yapmayacak.. Açık ve şeffaf olacak. Partide usulsüzlük, yolsuzluk, hırsızlık yapan her kimse deşifre edilmeli ve disiplin kuruluna verilip gerekli ceza alması sağlanmalıdır.

Geçmişte yıllarda, CHP’li bir ilçe başkanı görevinden alındı. Ancak neden görevinden alındığı CHP üyesine açıklanmadı. O ilçe başkanı hangi suçu işlediği ve görevinden neden alındığı özellikle gizlendi.

Bir süre sonra o ilçe başkanını görevden alan il başkanının yönetiminde bulunanlar toplu istifa edip il başkanı düşürüldü. İl başkanlığına kayyum atandı. Ancak il yönetiminden istifa edenler neden istifa ettiklerini açıklamadılar, parti üyesi bu olayların nedenlerini öğrenemedi. Her iki olay parti zarar görecek düşüncesiyle üstü kapatıldı. Dedikoduları ise hala sürüyor.

Bu ve benzer konular yaşandığında bu köşenin konusu olmuştur, hiçbir kimsenin kuşkusu olmasın yine olacaktır.

Çünkü ben; CHP tepeden aşağıya kadar düzeltilmeden, dürüst ve namuslu kişileri göreve gelmeden bu ülkenin kurtuluşu çok zor hatta imkânsızdır diye düşünüyorum..

TURGUT GÜVEN