CHP Zonguldak İl Başkanı Hakkı Güney bu günlerde çok mutlu olmalı!
Yerel basına dört gün arayla aynı konuda ikinci açıklamasını yapıyor. Dört kişinin üyeliğinin genel merkezce kabul edilmemesi kendisini adeta dört köşe etmiş. Ancak açıklamasında “üyeliğin kabul edilmemesi” ile “ihraç” arasındaki farkın ne olduğunu bilmediği de ortaya çıkıyor.
İl başkanlığı koltuğunda oturan birinin bu farkı bilmemesi CHP’nin kimler tarafından yönetildiğini de gösteriyor aynı zamanda.
Hakkı Güney’e önce CHP Genel Merkezinin gönderdiği askıdaki üye listesine bakmasını öneririm. Üyelik sürecinde yapılan kumpasın nasıl olduğunu, hangi “dananın” Oğuz Kaan Salıcı’yı aradığını bildiğimi de.
İkinci ve son açıklamasında, bu açıklamanın nereye gideceğini, partiye ne kazandıracağını düşünecek kafa olmadığı için şöyle buyurmuş Hakkı Güney.
“Partiden 4 isim ihraç edildi. Genel Merkezimizin araştırmasından sonra bize ulaştırdığı 4 arkadaşın ismi var. Genel merkez ciddi anlamda üyelikler dışarıdan da yapılsa partiye zarar verecek noktadaki insanların parti üyeliklerini önemli noktada inceleyerek ona göre karar verecek. Zonguldak’tan 4 tane arkadaşımızın üyeliğini genel merkez kabul etmedi. Bu noktada üyeliklerini dondurdu. Bundan sonra iktidar yolunda Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel başkan ve CHP’nin kurumsal kimliğine zarar verecek olan arkadaşlara bakılmadan disipline gönderilecekler. Üyelikten düşürülecekler, af yok.”
Bu açıklamanın mantığı olmadığı gibi doğru olan bir tek cümlesi yok. Çelişki dolu. Yukarıda ihraç edildi diyen “Japon Hakkı” iki cümle sonra üyeliğin kabul edilmediğini söylüyor. Üyeliğin dışarıdan yapılmasından bahsediyor ki üyelikler merkez ilçeden yapıldığından haberi yok. CHP’de üyeliğin dondurulması diye bir uygulama yok. Son cümle ise oldukça ilginç; CHP Genel Başkan ve kurumsal kimliğine zarar vereceklere af yokmuş.
Bir düzeltme yapayım.
Yiğit lakabı ile anılır ama Japon lakabı Hakkı Güney’e çok uygun değil. Çünkü Japon’lar dünyanın en kültürlü insanlarıdır, yüz kızartıcı suç işlemezler, hatta görevlerini yapamadıklarında harakiri yaparlar. Onun için bundan böyle “Japon Hakkı” diye yazmayacağım. Zaten merkez ilçede yönetici bir “hanımefendi “ kendisini tırnağı kadar sevmediği halde bana, “il başkanına Japon Hakkı diyor” eleştirisi getirmişti. Haklıymış bu şahsa Japon demek, Japon halkına hakaret olur.
Ben Hakkı efendinin “üyelikten düşürülecekler, af yok” cümlesine takıldım.
Peki, bu partide Genel Başkanı eleştirmek ne zamandan beri suç! Genel Başkanın kendisi “beni bile eleştirin” derken kim bu kraldan fazla kralcı olanlar. Bence bir eksiği var! Kendisini eleştirenleri Recep Tayyip Erdoğan gibi hakaret ettiler gerekçesiyle mahkemeye de versin.
Ben asla hakaret etmem, ancak özellikle siyasette yanlış işler yapan her insanı eleştiririm. Yanlış bir şey yapıyorsam eleştirilmeye de hazırım. Hakaret ve eleştiri arasındaki farkı da çok iyi bilirim. Hakaret etsem de kabul ederim. Adım Halil değil ki onlarca insanın içinde ettiğim küfrü inkâr edeyim. Üstelikte bir kadına..
Cevat Laçin başka partiye gittiği için üye yapılmamış açıklama böyle.! Peki, bu partide olup bitene bakalım, kimler ne yapmış nasıl üye kabul edilmiş, sonra nerelere getirilmiş.
“CHP kapatılmalı ve müze olmalıdır” diyen Oğuz Kaan Salıcı İstanbul Milletvekili yapıldıktan sonra şu an Örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı yapıldı.
Seyit Torun.. CHP aday yapmayınca DSP’ye geçip Ordu belediye başkanı olmuş, bir sonraki yerel seçimde kaybedince CHP’ye transfer edilip milletvekili, sonrasında Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı yapılmış.
PKK sevicisi, hakkında TR705 kodlu ajan iddiası olan ve hala bu konuda bir açıklama yapamayan Sezgin Tanrıkulu CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun vazgeçemediklerinden biri. Dört kez kontenjandan milletvekili ve genel başkan yardımcısı dahi yapılmış.
Bunun gibi onlarca daha örnek verebilirim.
Gelelim Zonguldak’a..
“Ülkede iktidar sorunu yok muhalefet sorunu var” diyerek başka partiye geçen Harun Akın bir süre sonra CHP’ye üye olup, il başkanı, sonrasında milletvekili adayı olmadı mı?
Bunlar normal işleyişler sayılacak ama Cevat Laçin başka partiye geçip geri dönünce üye yapılmayacak. Bırakın onun takdirini parti üyesi versin.
Gelelim şu disiplin işine. Eleştirmeyi suç sayarak üye yapılmayacağız, suç işleyenlerin çeşitli makamlara gelmeleri normal mi bu partide.
Peki, bu partinin Genel Başkanı ve birçok üyesi ADALET için yürümedi mi? O halde CHP’de Adalet arayalım..
Disiplin konusunda unuttuklarını ve neler yaptığınızı yazayım da sende öğren Hakkı Efendi..
Senin de il yönetiminde bulunduğun dönemde Tarık Coşkun Merkez İlçe Başkanlığından alındı. Görevden neden alındığı açıklanmadığı için hala bilinmiyor. Coşkun görevden alınacak bir suç işlemediyse neden görevinde alındı. Görevinden alındığına göre suç işlediği kesin. O halde neden kesin ihraç talebi ile disiplin kuruluna gönderilmedi de üyeliği devam ediyor?
Senin de içinde bulunduğun on sekiz kişi istifa ederek Halil Furat’ı il başkanlığından neden düşürdünüz. Yüreğin yetiyorsa, adamsan neden istifa ettiğinizi açıkla.. Furat suç işlediği için istifa ettiyseniz ki öyle, neden kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna gönderilmedi de üyeliği hala devam ediyor.
Son yerel seçimde, belediye ve il genel meclisi listelerini değiştiren Merkez İlçe Başkanı Fikret Zaman’ı seçime beş kala genel merkez tarafından görevinden alındı. Talihsizliğe bakın ki sen de o günlerde il başkanıydın Hakkı efendi.. Genel Merkezin imza altına aldığı liste değiştirilir mi? Bundan büyük suç olur mu? İl başkanı olarak Zaman’ı neden kesin ihraç talebi ile disiplin kuruluna gönderilmedin de üyeliği hala devam ediyor?
Gelelim sana Hakkı Efendi!
Lafın tamamı deliye anlatılırmış. Ben yazayım da sen anla.!
Eğer ben; bana güvenip işyerini teslim eden bir arkadaşıma asla ihanet etmezdim. İşyerinde hırsızlık yaptıysam siyaset yapmaz, yönetim kurullarında görev almaz, il başkanı ise asla olmazdım anlıyor musun? Hatta yaşadığım şehri bile terk ederdim.
Şimdi bu genel merkez yukarıda saydığım kişileri üyeliğe kabul ediyor, çeşitli makamlara gelmesine göz yumuyor, üyelikleri için disiplin hükümlerini uygulamıyor da, partide bu gibi yanlış işler yapanları, parti imkânlarını kişisel çıkarları için kullananları eleştireni üyeliğe kabul etmiyor öyle mi?
Sana göre disiplin hükümleri eleştirenlere var, yüz kızartıcı suç işleyenlere yok, senin adaletini seveyim (!) Hakkı Efendi. Şimdi açıklamalarına devam et.
TURGUT GÜVEN