CHP’nin Zonguldak’ta kanayan yarası ne yazık ki belediyeler.. Oysa bir siyasi partinin iktidara yürüyüşü yerel yönetimlerdeki başarısına bağlıdır.. Bakın geçmiş yıllara, yerelde başarılı olanlar genelde iktidara gelmiştir.. Yerelde başarısız partiler ise iktidardan düşmüş hatta yok olmuştur..
Zonguldak’ta yaşanan sel sonrası yapılan tepkileri, eleştirileri ve savunmaları izliyor olmalısınız.. Sel sonrası en aklı başında açıklamayı parti sorumluluğu içinde Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun yaptı.. Uzun açıklamasına özeleştiri ile başlayıp, AKP’li politikacılara da “önce aynaya bir bakın, sizlerin başkasını eleştirme hakkınız yok, çünkü sizde eleştiri ve eleştiriden ders alma kültürü yok” demeye getirdi...
Zonguldak genelinde bir il, üç ilçe, sekiz belde olmak üzere CHP’li on iki belediye var.. Bu belediyeler içinde Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı dışında tümü başarısız.. Bunu sadece ben söylemiyorum, gittiğim yerlerde partililer de diyor..
Sel sonrası eleştiriler ve tepkiler karşısında CHP örgütleri Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’e sahip çıkmaya çalıştı.. Ancak bu sahip çıkma çok gönülden olmadığı gibi aynı zamanda Akdemir’e son uyarı niteliğindeydi..
Akdemir kendisine sahip çıkmak için gelen ve defalarca teşekkür ettiği CHP örgütünün, başarısızlığı ile nasıl boynunu büktüğünü, onları halkın karşısında nasıl mahcup ettiğini dilerim anlamıştır..
Bu sahiplenme sondur, bir kez daha olmayacaktır.. Kendisine sahip çıkanlara “kime sahip çıkıyorsunuz” dendiğini de bilmesi ve onları ne duruma düşürdüğünü de anlaması gerekiyor..
Basın toplantısını izledim.. Peşinen yazayım, Muharrem Akdemir çok kötü bir konuşmacı.. Her politikacı çok iyi konuşacak diye de bir kural yok.. Eğer konuşamıyorsan yazdığını okursun.. Evinde de nasıl hitap edeceğine veya okuyacağını öğrenci gibi dersine çalışırsın.. Akdemir’e bunu biri öğretmeli.. Ayrıca Akdemir’in konuştuğunu anlamak için tercüman gerekli.. Her konuşmasın da söylediği “halkın içinden geliyorum” sözüyle ne anlatmak istiyor bilemiyorum ama halkın içinden gelmekle bu işler olmuyor. Bu halk, halkın içinden gelenleri de çok gördü, bunu söylemekle temiz ve çalışkan olunmuyor..
Akdemir’e sahip çıkmak için ilçe başkanları ve ilçe belediye başkanları davet edilmiş.. Peki; Zonguldak Belediyesinin CHP’li meclis üyeleri neden orada yoklar.!
CHP İl Başkanı Ahmet Altun, Muharrem Akdemir’in öğrencisi olmadığını, parti büyüğü olduğunu öğrenmelidir.. Tahtaya kaldırılmış öğrenci konumundan kendini en kısa sürede kurtarmalıdır..
Aslında asıl sorun şu..! Belediye Başkanları kendisini örgütün üzerinde görüyor örgütü dinlemiyor.. Birçok belediye başkanı ve belediye meclis üyelerinin birçoğu CHP’li değil. Bu nedenle örgüt bütünlüğü sağlanamıyor.. Örgüt bütünlüğü sağlanamadığın da başarı hayal oluyor..
Yazımın başlığına gelinde..! Akdemir bahsettiği her konunun sonunda anlatabildi mi diye soruyor.. Bu kendisinde takıntı halinde “tik” olmuş.. Demek ki anlatamadığının da farkında..!
Bu durumda kendinizi düzelteceksiniz Sayın Akdemir, bu son şansınız bilmem anlatabildim mi?
KİLİMLİ MECLİS TOPLANTISI..!
Belediyelerden başladık devam edelim..!
Eylül ayı Kilimli Belediyesi Meclis toplantısını orada olduğum halde izleme imkanım olmadı.. Ancak gündemi ve toplantı hakkında bilgi aldım..
Öncelik şunu belirteyim.. Zonguldak’ta özellikle CHP üyeleri Akdemir’den ne kadar rahatsızsa, Kilimlide de Ali Aslankılıç’dan da o derecede rahatsızlık var.. Çünkü Aslankılıç bildiğini okuyor ve hala CHP’li olamadı..
Belediye meclis üyeleri ise ikisi dışında CHP’li olan yok.. Hepsi 2014 yerel seçim öncesi 12.madde ile parti üyesi yapılmış.. Zaten başarısızlıkta buradan geliyor..
Bu durumda gidişattan rahatsız olan parti üyeleri belediye meclis toplantılarını izlemeleri, toplantılarda ne konuşuluyor gündeme ne getiriliyor yerinde görmesi gerekli.. Ne yazık ki bu da yapılmıyor.. Bu durumda Kilimlide de aynı Zonguldak’ta olduğu gibi CHP baş aşağıya gidiyor..
Son meclis toplantısında gündemden çok CHP’den istifa eden belediye meclis üyesi Mesut Şalvarcıoğlu ile Ali Aslankılıç’ın karşılıklı tartışması ilgi çekti ve toplantı sonrasında da Kilimli de gündem oldu..
Şalvarcıoğlu belediye meclis üyeliğine bağımsız olarak devam ediyor.. Önce bu doğru değil, sadece partiden değil belediye meclis üyeliğinden de istifa etmesi gerekir.. Dürüst ve siyaseten namuslu kişi bunu yapar.. Yazdıklarımdan üzülüyor biliyorum ama gerçek bu..
Gelelim tartışma konusuna. Şalvarcıoğlu ikamet ettiği Bölüm mahallesinde kendisine ait iş makinalarıyla yol yapmaya çalışıyor.. Buna gerekçe olarak da “belediye yapmıyor ben mahalle halkına söz vermiştim, kendi imkanlarımla yapıyorum” diyor.. Ali Aslankılıç’ın itirazı buna.. “Yol yapılacaksa plana programa göre belediye yapar sen yapamazsın, çünkü alt yapıda ne var sen bilemezsin bunu ancak belediyenin yetkilileri bilir” diyor..
Aslankılıç’ın bu gerekçelerle itirazı doğru mu? Doğru.. Bu iş belediye meclis üyesinin görevi değil, belediyenin.. İhtiyaç var ve belediye neden yolu yapmıyor başka bir konu..
Şimdi sizleri şöyle yıllar öncesine getireyim ve bir hatırlatma yapayım.. Tarih tekerrürden ibarettir boşa denmemiş..
Yıl 1996.. Kilimli Belediye Başkanı Gültekin Parlar vefat etmiş, yerine Rauf Cesur vekalet ediyor.. Yerel seçimler o günlerdeki yasaya göre yenilenecek.. Ali Aslankılıç Karadon Mahallesi muhtarı ve DYP’den belediye başkan adayı..
Aynı bu gün Şalvarcıoğlu’nun yaptığı gibi o günlerde kanka oldukları işadamı Erdoğan Demir’in iş makinaları o günlerde Ali Aslankılıç’ın emrinde.. Vatandaşın özel işlerinin yanı sıra mahallenin işlerini de yapmaya başlıyor.. Mahalle içlerinde yaptığı işler genelde pek görülmüyor ama Askeritepe’den aşağıya inerken yapmış olduğu dolmuş durağı Kilimlide yaşayanların hafızasında olmalı.. O günlerde yapılan itirazlar da tabi bir işe yaramıyor..
O çalışmalar bizim gibi vatandaşlara doğru gelmese de, “helal olsun muhtarken bunu yapan başkan olduğunda neler yapmaz” diyen halk, yapılan seçimde Ali Aslankılıç’ı belediye başkanı yapıyor..
Şimdi yapılan tartışmayı, geçmişte yaşanmış olayları düşünerek değerlendirdiğimizde ortaya şu çıkıyor.. Aslankılıç tıpkı kendisi gibi davranan Şalvarcıoğlu’na söyleyecek sözü olmamalı.. Çünkü ektiğini biçiyor..
Sanırım anladınız..!
TURGUT GÜVEN