Devrek Dönüşüm Sanayi Sitesi üzerinden başlayan tartışmada sular durulmuyor. Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’ın, Devrek Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Abdullah Başoğlu’na yönelik yaptığı açıklamaların ardından Başoğlu bir kez daha cevap verdi ve son cevabım dedi.

Başoğlu, bu açıklamasının Özcan Ulupınar’a şahsen verdiği son cevap olduğunu belirterek, ailesinin Devrek’teki ticari geçmişinden sanayi sitesiyle ilgili iddialara, kamuoyuyla paylaşılan belgelerden geçmişte Ulupınar ile aralarındaki ilişkiye kadar birçok konuda dikkat çeken ifadeler kullandı.

“ÖZCAN ABİ, BABAMA ANCAK SORABİLDİM”

Devrek TSO Başkanı Abdullah Başoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Özcan Abi,

Babama ancak sorabildim, o yüzden biraz geç cevap veriyorum; kusura bakma. Kendisine geçmişte bize olan yardımlarını sordum.

‘Özcan kardeşimin bize mutlaka yardımı olmuştur, sağ olsun. Allah onun da yardımcısı olsun.’ dedi.

Bir de özellikle şunu belirtmemi istedi:

Biz aile olarak 1952 yılından bu yana bölgede ticari anlamda faaliyet gösterip, istihdam sağlıyoruz. Memleketimize kendisinin yaşından çok daha fazla bir hizmet geçmişimiz var. Dolayısıyla bir karşılaştırma yapacaksa, sadece senin yaşını değil, bunları da göz önünde bulundurması lazım, dedi.

“BİZİM GİZLİ SAKLI BİR GÜNDEMİMİZ YOK”

Devrek Dönüşüm Sanayi Sitesi ile ilgili bizim gizli saklı bir gündemimiz yok ki planlarımız bozulsun. Dün ortaya atılan asılsız iddialara ilişkin bazı evrakları ve üye listelerini kamuoyuyla paylaştık. Dileyen herkese diğer resmi evrakları, yapılan ödemeleri ve hatta banka hesap hareketlerini de gösterebiliriz. Bizim saklayacak hiçbir şeyimiz yok.

“ÖNCEDEN ‘DEĞERLİ KARDEŞİM ABDULLAH’ DİYORDUN”

Son olarak şunu da belirtmek isterim:

En son yapılan belediye seçimlerinden önce işyerlerimize ve TSO’ya ziyaret için geldiğinde bana ‘Değerli Kardeşim Abdullah’ diyordun.

Şimdi ise ‘haddini bil’, ‘ucuz kahramanlık yapma’, ‘sen kimsin’ gibi ifadeler kullanmışsın.

Yine de canın sağ olsun.

Sen yine benim büyüğümsün. Bu nedenle, bana yönelik kullandığın ağır ifadelere rağmen mümkün olduğunca kırıcı olmamaya çalıştım.

Bu, şahsına yönelik son cevabımdır.”