Pandeminin 3-5 sene öncesiydi.
Bir belde belediye başkanının makamındayız.
Röportajımızı aldık, çıkmaya hazırlanıyoruz.
Başkan; 'hadi balık yiyelim, birer kadeh atalım dönersin' dedi.
Kırmadık, 'tamam' dedik.

Bartın/Kumluca - Can Alabalık Tesislerine doğru yola çıktık.
Balıklarımızı yedik.
Başkan rakı, ben viskimi yudumlarken sohbette sohbeti açıyor.
Başkan bir başka beldenin belediye başkanının kendisine yaptığı terbiyesizliği anlatmaya başladı.

Anlattığı başkanın Zonguldak'ın tüm ilçelerinde ve beldelerinde ne denli bir aşağılık mahlükat olduğunu bilmeyen yok.
Bulunduğu makamın gücünü 'belden aşağı' işlerden zaman bulup beldesine yatırım yapsa tarihe geçecek.
Ama olmuyor.
Çünkü sonradan görme olduğu için makamın gücünü hizmete değil, şehevi duygu ve  istekleri için kullanıyor.

Balıklarımızı yedik.
Başkan peyniri ile rakısını yudumluyor, ben de viskimin yanında meyve ve çerezi götürüyorum.
Başkan demlendikçe anlatıyor, o anlattıka biz 'yuh! bu kadarına da pes' diyoruz.

Partisi, 'Belediye Başkanları İştişare ve Değerlendirme Toplantısı' düzenliyor, Ankara'ya gitmeleri gerekiyor.
Bahsi geçen diğer belde belediye başkanı, 'Tek araçla gidelim' teklifinde bulunuyor.
Bizim başkanda 'tamam olur' diyor.
Araç belediyeden, benzin belediyeden.
Makam şoförüde almıyorlar yanlarına.

Kazanan, Sarıal'a kıyak geçip 23 Nisan'da Başkanlık koltuğuna oturtsun! Kazanan, Sarıal'a kıyak geçip 23 Nisan'da Başkanlık koltuğuna oturtsun!

Kabuklu/Kabuksuz fıstık seven bu sapık başkan sözü evirip çevirip 'cinsel' konulara getiriyor.
Bizim başkanında yaşı kemale erdiğinden rahatsız oluyor, 'bizden geçti o işler' deyip geçiştirmeye çalışıyor.
Ama nafile.
Sapık başkanın ağzına da vurmuş bir kere, derken ne yapsa beğenirsiniz.

Aracı sağa çekmiş, elini arka sağ pencereye asılı mavi bir örme çantanın içine sokmuş.
Mavi çantanın içinden çıkanda teadüftür ki mavi renkte!
Başkana uzatmış; 'Sende daha çok iş var. Al bir tane yut bundan, 30 yaş gençleşirsin' demiş.
Bizim başkan anlattıkça utanıyor, utandıkça kızarıyor.

Başkan sırf konu kapansın diye 'mavi hapı' alıyor ve ceketinin iç cebine koyuyor.
Sapık başkan ne dese beğenirsiniz?
'150 TL alayım başkan!''

Aynen böyle...
Ah bizim başkanın bir dili olsa da anlatsa.
Anlatabilse de bodur sapık belediye başkanının Ankara maceralarını bir dinlesek.