Can: “Çocuklarımız İçin Gerçek Güvenlik İstiyoruz”
CHP Zonguldak İl Başkanı Olcay Can, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen silahlı saldırının ardından okul güvenliğine ilişkin açıklama yaptı. Saldırıda 11 kişinin yaralandığı, yaralılardan 2’sinin durumunun ağır olduğu bildirildi. Şüpheli gözaltına alınırken Milli Eğitim Bakanlığı olayla ilgili üç müfettiş görevlendirdi.
Can, saldırının artık “münferit bir olay” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, öğrencilerin eğitim almak için gittikleri okulların ve çevresinin güvenli olması gerektiğini vurguladı.
“OKUL GÜVENLİĞİ TOPLANTISINDAN BİR GÜN SONRA SALDIRI”
Olcay Can, saldırıdan bir gün önce, 21 Eylül’de İçişleri Bakanlığı GAMER’de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin katıldığı “Okul Güvenliği” toplantısı gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Toplantıya 81 ilin valileri de video konferansla katılmış, okul güvenliğine yönelik alınan önlemler açıklanmıştı.
Can, Milli Eğitim Bakanı Tekin’in okulların güvenlik tedbirleri açısından tek tek gözden geçirildiği yönündeki açıklamasını hatırlatarak şu soruları yöneltti:
“Hangi okullar gözden geçirildi? Hangi güvenlik önlemleri alındı? Risk analizi yapıldıysa bu okulun çevresindeki risk neden önceden tespit edilmedi? Çocuklarımızı korumak için alınan önlemler neden kâğıt üzerinde kalıyor?”
“ASIL SORUMLULUK OLAYDAN ÖNCE KORUMAK”
Olayın ardından okulda eğitime ara verilmesi, müfettiş görevlendirilmesi ve psikososyal destek sağlanmasının gerekli olduğunu belirten Can, asıl önemli olanın saldırılar yaşanmadan önce önlem alınması olduğunu savundu.
Can, okul güvenliğinin yalnızca toplantı ve açıklamalardan ibaret olmaması gerektiğini ifade ederek; okul çevrelerindeki risklerin önceden belirlenmesi, çocukların şiddetten korunması, rehberlik ve psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kurumlar arasında etkili koordinasyon sağlanması gerektiğini söyledi.
“SORUMLULUK, ŞEFFAFLIK VE HESAP VEREBİLİRLİK İSTİYORUZ”
Milli Eğitim Bakanlığı ve hükümete çağrıda bulunan Can, okul güvenliğine ilişkin sorunların kamuoyuna açıklanmasını ve gerekli tedbirlerin alınmasını istedi.
Can, saldırıda yaralanan öğrencilere acil şifa, aileleri ve eğitim camiasına geçmiş olsun dileklerini ileterek, “Çocuklarımızın can güvenliği siyasi bir lüks değil, devletin temel sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.
Can'ın açıklamasının tamamı şu şekilde;
"Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lisemizin önünde silahla ateş açılması ve öğrencilerimizin yaralanması, artık “münferit bir olay” denilerek geçiştirilemeyecek kadar ağır bir tablodur.
Çocuklarımız okula eğitim almak için gidiyor.
Ancak bugün bir kez daha gördük ki bazı çocuklarımız için okul yolu, silah seslerinin duyulduğu bir korku alanına dönüşebiliyor.
Daha da çarpıcı olan şudur:
Saldırıdan yalnızca bir gün önce Milli Eğitim Bakanı ve İçişleri Bakanı başkanlığında “Okul Güvenliği” toplantısı yapıldı.
Bakanlık tarafından “bütün okullarımız tek tek gözden geçirildi” açıklaması yapılırken, ertesi sabah bir okulun hemen yakınında silahla ateş açılması, kamuoyunun sorması gereken çok ciddi sorular olduğunu göstermektedir.
O halde soruyoruz:
Hangi okullar gözden geçirildi?
Hangi güvenlik önlemleri alındı?
Risk analizi yapıldıysa bu okulun çevresindeki risk neden önceden tespit edilmedi?
Çocuklarımızı korumak için alınan önlemler neden kâğıt üzerinde kalıyor?
Bir olay yaşandıktan sonra okulun bir gün tatil edilmesi, müfettiş görevlendirilmesi ve psikososyal destek açıklaması yapmak elbette gereklidir. Ancak bunlar olayın ardından yapılması gerekenlerdir.
Asıl sorumluluk, olay gerçekleşmeden önce çocuklarımızı koruyacak sistemi kurmaktır.
Bugün Milli Eğitim Bakanlığı’na açıkça söylüyoruz:
Okul güvenliği, toplantı salonlarında yapılan sunumlardan ve basın açıklamalarından ibaret değildir.
Güvenlik; okul çevresindeki riskleri önceden tespit etmek, silaha erişimi engellemek, çocukları şiddetten korumak, rehberlik ve psikolojik destek mekanizmalarını güçlendirmek ve ilgili kurumlar arasında gerçek anlamda koordinasyon sağlamaktır.
Çocuklarımızın güvenliğini sağlayamayan bir eğitim sistemine “başarılı” denilemez.
Her olaydan sonra birkaç gün konuşup sonra unutmak da devlet yönetimi değildir.
Biz artık “geçmiş olsun” cümlesinin arkasına saklanılmasını istemiyoruz.
Biz sorumluluk istiyoruz.
Şeffaflık istiyoruz.
Hesap verilebilirlik istiyoruz.
Çocuklarımız için gerçek güvenlik istiyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere iktidarı, okullarımızdaki güvenlik sorunlarını bütün yönleriyle kamuoyuna açıklamaya ve gerekli önlemleri derhal almaya çağırıyoruz.
Çünkü okul kapısında güvenlik yoksa,
sınıfta huzur yoksa,
çocuklarımızın can güvenliği garanti altında değilse;
o ülkede eğitim hakkından söz etmek de mümkün değildir.
Manisa’da saldırıda yaralanan öğrencilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine ve eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Ve bir kez daha altını çiziyoruz:
ÇOCUKLARIMIZIN CAN GÜVENLİĞİ SİYASİ BİR LÜKS DEĞİL, DEVLETİN TEMEL SORUMLULUĞUDUR."





