Cumhurbaşkanının Silueti Olacak Cami Yapıyoruz

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum Zonguldak’taydı.
Milli Egemenlik Caddesi’nde inşaatına başlanan 6 Bin kişi kapasiteli, 2 minareli, 22 kubbeli Selahaddin Camii’nin, yani namı diğer 'Protokol Camii’nin inşaatını inceledi. 
Ve Zonguldak Belediye Başkanı Selim Alan’ın, Bakanlıkların destekleriyle, hibe kredilerle yapmak istediği Lavuar Alanı Projesi, Karaelmas Kent Park Projesi, Sahil Park Projesi hakkında da bilgi verdi.
 
'Protokol Camii' ismi ilk olarak AK Parti’liler tarafından dile getirilmişti. ‘Caminin protokolü mü olurmuş’ eleştirilerine hak vermiş olmalılar ki artık ‘protokol camii’ demiyorlar.
Ama hafızalarımızdan da silinmiyor maalesef.
Çünkü bu ülkede vatandaşın parası hep protokolün havası için harcanıyor. 
 
6 bin kişilik cami Zonguldak’ta deniz kenarına yapılıyor, üstelik dolgu alanına. Sağlam yapılacağını ümit ediyoruz.
Nereye yapıldığının da bir önemi yok. Konu gündeme geldiği zaman da aynı görüşteydim, bugün de görüşüm değişmedi. 
Bu görkem, bu şatafat, bu gösteriş ne için? 
Zonguldak’ın bu kadar büyük bir camiye ihtiyacı olmadığını biliyorsunuz.
Ya yeni yapılan cami dolmayacak, ya da şehir merkezindeki diğer bütün camiler.
Vatandaşların yeni yapılan camiye gidecek olduğunu varsayarsak merkezdeki mevcut camiler boş kalacak. 
İlk etapta vatandaşlar yeni camiyi tercih edeceklerdir. Ancak ilerleyen zamanlarda şehir içinde olan ve işyerlerine yakın olan camileri tercih edeceklerdir. 
 
Sonuç ne olacak?
Protokol Camii, cemaat yüzü görmek için Bakanların ve Cumhurbaşkanının Zonguldak’a gelişini bekleyecek. 
İlk etapta neden ‘Protokol Camii’ dediklerini şimdi anladınız mı?
 
Zaten “bir şehit cenazesi olduğunda vatandaşlar camiye sığmıyor” şeklinde bir cevap da vermişti iktidar yetkilileri. 
Allah bize şehit acısı yaşatmasın. Ancak şehit cenazelerinde cemaat hiçbir camiye sığmayacak kadar kalabalık olur. Bizim milletimiz vatanını, milletini ve Mehmetçik’ini çok sever ve sahiplenir. Son yolculuğuna uğurlarken de asla yalnız bırakmaz. Şehir merkezine gelmez şehit cenazesi, mahallesinde veya köyünde defnedilir. 
Adından da anlaşılacağı gibi ‘Protokol Camii’ şehitlerimiz için değil, protokol için uygun görülmüştür. 
 
Bu caminin ihtiyaç olmadığı görüşünü savunan ve özellikle siyasetin içinde olan herkes, sırf din karşıtı yaftasını yememek için sesini çıkaramadı. 
Biz böyle yazınca da camiye, dinimize karşı olduğumuz algısını yaratmaya çalışıyorlar. Ama kendi içlerinde dahi pek çok kişinin aynı görüşte olduğunu biliyoruz! 
Seslerini çıkaramıyorlar. 
 
Camilere asla karşı değiliz. 
Ama gösterişe karşıyız. 
Gösterişin kime yapıldığı da önemli!
Cami ibadethanedir. Cemaatle birlikte Allah’ın huzuruna çıkılan yerdir.   
Allah’a (C.C) mı gösteriş yapıyorsunuz?
 
Bakan Kurum ziyaretinde “Burada Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde, Zonguldak'a siluetleri olacak bir Selahaddin Camii inşaatını yerinde denetlemek için bir araya gelmiş bulunuyoruz” diyor. 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın silueti olacakmış yapılan cami. 
Yani ‘benim heybetime yakışır bir cami olsun’ demek istemiş Sayın Cumhurbaşkanımız. 
Ben bir cami gördüğüm zaman ibadethane olduğu aklıma gelir. 
Bir siyasetçinin heybetini gözümde canlandırmam. 
 
Zonguldak’ta 100 kişinin çalışacağı bir fabrika bile kurulmadı. 
Ama şana yakışan cami yapıyoruz. 
İhtiyaç varsa yapmak farzdır ama ihtiyaç yok. 
İnsanlar işsiz, aç, krizden dibe vurmuş. 
İşsizlik yüzünden sürekli göç veren Zonguldak’ta gün gelecek, değil 6 bin kişilik cami, 500 kişilik camide bile cemaat bulamayacaksınız. 
Önce halkımızın refahını sağlayalım da sonra zenginliğimizi tüm dünyaya gösterelim. 
İhtiyaca cevap verecek camiler elbette yapılmalı ama cami üzerinden, din üzerinden gösteriş ve siyaset yapılmamalı. 
 
Bu kadar görkeme ve gösterişe önem verenlere; gösterişten uzak durulması gerektiğini emreden ayetleri ve öğütleyen Hadis-i Şerif’leri okumalarını tavsiye ederim. 
Hz. Peygamber'in mescidi sade idi. Basit kerpiç duvarlar, üzeri hurma lifleriyle örtülü idi. 
 
Peygamberimiz buyuruyor ki: “Hangi milletin işi kötüleştiyse, onlar mescidlerini süslediler".(Ibn Mâce, Mesâcid 2)