Deniz ve Altın Madeni Manzaralı Yangınlar, Orman Bakanı İstifa Etsin…

Deniz ve Altın Madeni Manzaralı Yangınlar, Orman Bakanı İstifa Etsin…

Her yıl karşılaştığımız içler acısı manzara. Memleketin her köşesinde, özellikle deniz manzaralı köşelerinde orman yangınları baş gösteriyor.

Sonra ne mi oluyor?

Yanan bölgelerde ‘yıldızlardan galaksi kuran oteller’ inşa ediliyor.

Bodrum’da tekne turu, bakir koyların muhteşem görselliği eşliğinde çok güzeldir.

Güzeldi aslında…

Bu yıl yine o muhteşem güzelliği yaşayacağımızı umarak katıldığımız tekne turunda, o bakir koyların tamamında beton yığınlarıyla karşılaştık.

 

Orman yangınları rant için oldukça önemli.

Bölgenin orman vasfından çıkarılması için ‘çak bir kibrit’.

Bitti gitti.

İzmir günlerce cayır cayır yandı.

Nedense tüm bu yangınlar altın madenlerinin bulunduğu sahalarda çıkıyor.

 

İzmir'in Karabağlar ilçesine bağlı Tırazlı Mahallesi mevkiinde başlayan ve şiddetli rüzgar sebebiyle Seferihisar ile Menderes ilçelerine kadar yayılan orman yangını, 54 saat sonra kontrol altına alınabildi.

 

Çok saygıdeğer Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli, “çıkan yangınların THK’nun yangın söndürme uçaklarıyla neden söndürülmediği” sorusuna bakın nasıl yanıt veriyor;

3 tane uçak motoru arızalı şekilde duruyor, 3 tanesi de yağ akıtıyor. Personel ‘bu eski uçakları kullanamayız’ dedi. Çalıştırabilenler varsa buyursunlar gelsinler, çalıştırsınlar. Türk Hava Kurumu’nu koruyacağız diye…

Bugünkü şartlar itibarıyla THK’de olan uçaklar 6 tane var. 3’ünde motor yok, 3’ünün faal olduğu söyleniyor, birinin faal olmayacağını var saymak lazım. Sadece birinin yakıt almaya gittiğini düşünseniz, bir ring kurma durumu maalesef yok. Bugün itibarıyla Türkiye’de bize hizmet verecek bir uçak filosu maalesef bulunmuyor diyor sayın bakan.

Bakan’ın açıklamasının ardından THK uçaklarının uçuş sertifikaları ve uçakların teknik özelliklerini içeren belgeler ortaya çıktı. Belgelere göre uçaklar Bakan Pakdemirli'nin ‘Uçak 4 ton su alıyor, helikopter 2.5 ton’ iddiasının aksine 5,5 ton su alabiliyor. Ayrıca ‘uçmaz’ denilen uçakların 3'nün Sivil Havacılık Kurumu tarafından verilmiş 2020 yılına kadar geçerli sertifikaları bulunuyor.

Dahası, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin 2018 Temmuz’da çıkan Yunanistan yangınında Yunanistan’a yardım önerdiği ortaya çıkıyor. Pakdemirli o yangınla ilgili olarak ‘İzmir'de yangın söndürme uçakları bekletiliyor. Uçaklarımız ve helikopterlerimiz Yunanistan’a hareket etmek için hazır. Talep gelmesi halinde 45 dakika mesafedeyiz, anında müdahaleye hazırız’ şeklinde konuşuyor.

Yunanistan için kullanabileceğimiz uçakları kendi ülkemizde kullanamıyoruz.

2016 yılının sonunda İsrail’de Kudüs dahil, 13 noktada çıkan yangına THK ekibi 3 tane CL-215 yangın söndürme uçağıyla müdahale etmişti.

Dönemin İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da yangına müdahale eden Türk Hava Kurumu (THK) ‘Ateş Kuşları’ ekibine gösterdikleri büyük başarıdan dolayı teşekkür etmişti.

İsrail’de üstün başarı gösteren ‘Ateş Kuşları’ bugün çalışmıyor deniyor.

Açık kaynaklara göre; Türk Hava Kurumu'nda 6’sı faal 9 uçak, Türk Hava Kuvvetleri'nde ise 6 adet devasa yangın söndürme uçakları bulunuyor.

THK’nu korumanı beklemiyoruz Sayın Bakan. Ancak İsrail’e yangın söndürmeye giden, sizin bizzat Yunanistan’a önerdiğiniz uçakların sertifikaları bulunmasına rağmen neden İzmir’deki yangınlarda kullanılmadığına mantıklı bir açıklamanız yoksa istifa ediniz.

İsrail’e ve Yunanistan’a gösterdiğiniz duyarlılığı Türkiye’nin güzelim ormanlarına kat be kat fazla göstermek zorundasınız.

Eğer bu hassasiyeti gösteremiyorsanız bulunduğunuz makamı terk etmeniz en doğru olandır.

 

Yanan ormanların yerine başka bölgelere ağaç dikileceğini de ekliyor Orman Bakanı.

Sizin ağaç dikmeniz için ormanların yanması mı gerekiyor?

Yanan bölgelerde neler oluyor.

Onları da açıklasanız ya.

 

Orman Bakanlığı görevlisinin elinde pürmüz ile ağaçları tutuşturduğunu gösteren video sosyal medyada yankılandı. Elbette Orman Bakanlığı’nın yangın çıkarttığını iddia etmiyoruz. Ancak rant elde etmek isteyen birileri bazı kişilerin eline üç beş kuruş verip yangın çıkarttırabilirler.

Ülkenin her köşesi yanarken akıllara sabotajdan başka ihtimal de gelmiyor.

Ormanlarımız yanarken sadece ağaçlar yanmıyor.

O ormanın içindeki nice canlı yok oluyor. Oksijenimizi kaybediyoruz. Habitatımız zarar görüyor.

 

Bugüne kadar hangi orman yangının faili bulunabildi.

‘Amaaan, bizde ormandan bol ne var, bir kısmı yanmış da ne olmuş’ düşüncesi ile hareket edilip yapılan yanlışın üzerine gidilmiyorsa eğer; tükenir bir gün, o ormanlar da tükenir.

Kızıldereli Atasözünde söylendiği gibi;

“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak”.