DUYARLI OLMAK…!

 

                İki aya aşkın yaz tatili okulların açılması ile bitti ve bende Ankara’ya döndüm..!

                Gitti de kurtulduk diye düşünenler avucunu yalayacaklarını bilsin.. Zonguldak’tan uzakta olsam bile yaşanan sorunları ayrıntılarıyla bu köşede bulacaksınız… Çünkü Zonguldak’ta kaldığım süre içinde bir yıl yazacak bilgiyi arşivime yerleştirdim..

                Aklı başında her insan Zonguldak’ın her geçen gün geriye gittiğini görüyor.. Siyasi iktidara mensup politikacılar her ne kadar bu gerçeği saklamaya çalışırsa çalışsın, hatta politik yalanları ile pembe tablolar çizip, umut dağıtmaya çalışsalar da, gerçek değişmiyor.. Çünkü Zonguldak’ta işsizlik ülke genelinin çok üzerinde seyrediyor.. Bu nedenle göç tüm hızıyla sürüyor..

                Diğer taraftan bir keşmekeşlik, yasa dışı olma durumu var.. Sokakta rastladığınız bir çok kişi oldukça gergin..  Şiddet sokaklarda kol geziyor, hatta küçük sorunlar cinayetle halledildiği oluyor..  Can güvenliği en alt seviyede desem çok yanlış olmaz.. İnsanın eski Zonguldak’a özlem duymaması imkansız..  

                Abarttığımı sanmayın, doğum büyüdüğüm şehri asla kötülemek niyetinde de değilim.. Aksine bu şehirde duyarlı insan sayısının azlığına, bana dokunmayan bin yaşasın mantığının ne yazık ki yerleştiğine tanığım..

                Bakınız nasıl..!

                Kilimli Cumhuriyet alanını biliyorsunuz.. Buranın adı “Cumhuriyet alanı” ama aslında adı “bankamatik alanı” yapılmalı..  Çünkü CHP’li (!) Belediye Başkanı Ali Aslankılıç DYP’li olduğunda bu alanı o dönemlerde kankası olan işadamı Erdoğan Demir’e kıyak olsun diye arsasının önünde bulunan Atatürk büstünü alanını düzenliyorum bahanesiyle kaldırıp dağın eteğine taşıdı..  

                Atatürk büstünü ülkenin hangi şehrine, ilçesine giderseniz gidin alanın ortasında bulursunuz.. Ancak Kilimlide bulamazsınız..

                Bu durumu Kilimli de yaşayanların tümü sadece izledi, kendi kendine mırıldandı ama tepki vermedi.. Ben üç kez yazdım bu dördüncü yazışım, ancak bir faydası olmadı. Bundan sonra olacağını da sanmıyorum..  

                Kankası iş adamı ile arası açıldıktan  beş yıl sonra bu kez CHP den belediye başkanlığına oturduğunda söz konusu  işadamına ait arsanın önü kapansın düşüncesiyle olsa gerek alanı bankamatiklerle doldurdu.. Şu an Kilimli Cumhuriyet alanında dokuz adet bankamatik var..

Ülke şehir ve ilçelerinin hiç birinin Cumhuriyet alanlarında bankamatik görmeniz mümkün değildir.. Ali Aslankılıç bu uygulamasıyla herhalde günümüzde paranın ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyor!

Bu uygulamaya da Kilimli de hiçbir kişi “Cumhuriyet alanında bankamatik mi olur arkadaş” diyerek sesini çıkarmadı.. CHP ilçe başkan ve yönetimi dahi “bu nasıl iştir” demedi, diyemedi..

Neyse siz Cumhuriyet alnına bir de bu gözle bakın, ben alanda yaşadığımı anlatayım..!

Darbe sonrası bankamatiklerden birinin önüne beyaz bir şahin otomobil park etmiş.. Ön kaputuna Türk Bayrağı özenle serilmiş, aracın tüm kapı camları açık ve çok yüksek seste arabesk bir müzik çalmakta.. Aracın yakınından geçenler rahatsız olup dönüp baksa da sessiz..

Aracın yanında durup baktım 25-30 yaşları arasında, kirli sakallı, moda traşlı bir genç bankamatikte işini bitirip, aracına binerken sordum..!

Merhaba; aracının önündeki bayrağı neden taktınız, asker veya hacı mı uğurluyorsunuz..? Sorumu müziğin sesinden anlayamadı, sonra bana doğru geldi ve “ne dediniz ağabey” diye sordu.. Sorumu tekrarladım.. “Ağabey bilmiyor musun darbe yapıldı, yüzlerce insan demokrasi şehidi oldu bayrak onun için” dedi. “Yüzlerce şehit varsa o zaman bu kadar yüksek sesle müzik neden” diye sordum..  “Gençliğimizden ağabey” dedi..

Şehit ve müzik hatta magandalık pek yanyana gelecek işler değildi..! 

Sonra dikkatimi çekti Kilimlide yollar berbatken dahi ana cadde de bir çok kişi son ses müzik çalarak araç kullanıyor.. Saatlerde bir köprü başı, bir Cumhuriyet alanı arasında tur atıyor.. Hatta Kilimli Polis karakolunun önünden son ses müzik çalarak geçiyor bir Allahın bir kulu da bu durumdan şikâyetçi olmuyor..

Elinde cep telefonu olmayan vatandaş yok gibi; ne hikmetse insanlarımız zahmet edip ücretsiz olan 155’şi çevirip kendisini ve çevreyi rahatsız eden kişiyi bildirmiyor..

Bana ne mantığı burada da geçerli..

Kilimli de olduğum süreler içinde en az 10 kez ben 155 şi aradım bu durumdaki araçların plakasını verdim.. Plakasını verdiğim araçlara müdahale ettiler mi bilmiyorum.. Hatta bir gün Kilimli karakolunun önünde nöbet tutan polisin böyle bir araç geçerken seyrettiğine tanık oldum.. Ve bu durumu emniyet müdürlüğüne de bildirdim..

Ancak şöyle bir gerçekte var.. Bunu yapan araç sürücülerinin bir çoğunun araçta yüksek sesle müzik dinlemenin suç olduğunu bilmiyor..

Oysa karayolları trafik kanununun 72. maddesinde tanımlanmış olan "araçlarda ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazları yönetmelikte gösterilen şartlara uygun olarak ve kamunun rahat ve huzurunu bozmayacak şekilde kullanılabilir..." Uymayanlara uygulanacak cezayı da yazayım.. 195.00 TL..

Ayrıca düğünlerde konvoy yapmak, sürekli korna çalmak bunlar normal karşılandığı gibi toplumumuzca düğün sahibinin şerefi sayılıyor.. Ne kadar çok sayıda araç konvoyu yapar, ne kadar korna çalarak gürültü yaparsan şerefin o derece artıyor ))))))))) Toplumun geldiği yere bakın..  Ülkemizin tüm şehirlerinde bu suçu işleyenlere ses çıkaran bir merci ne yazık ki yok..

Televizyonlardaki  kamu spotların da bu konular işlenmeli ki vatandaş yasaları bilsin öğrensin..

Bence üç önemli konudan bahsettim.. Eğer Kilimli de veya ülkenin başka bir şehrinde insanlarımız bu tip olaylara sessiz kalmasa belediye başkanı ve emniyet görevini kusursuz yapmak zorunda kalır.. Gelişmiş toplumlarda işleyiz böyledir, otokontrol sistemi insanların duyarlılığı ile kurulmuştur.. 

Şimdi konuya bir de diğer taraftan bakalım.. AKP’li bir belediye başkanı ülkemizdeki her hangi bir şehrinde Atatürk büstünü aynı Kilimlide olduğu gibi Cumhuriyet alanından kaldırıp yolun kenarına otobüs bekler gibi duruma getirse ne olur?

Cumhuriyetçiler, Atatürkçüler, yurtseverler adına ne derseniz deyin doğal olarak tepkimizi gösterirdik değil mi? Üstelik bu tepki haklı ve doğru tepki olurdu..

Ancak Kilimlide bu tepki oluşturulamadı üstelik olayın kahramanı Ali Aslankılıç, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiden belediye başkanı yapıldı..

Bu kişinin Kilimlide üstelikte CHP’den belediye başkanı yapılmasına katkı sağlayanlar göğüslerinde şeref madalyası ile dolaşıklarını asla unutmasınlar..!

Çünkü unuttuklarında ben hatırlatacağım..

 

TURGUT GÜVEN