GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER..

 

                Yarın ulu önder Mustafa Kemal’in kurtuluş savaşının fitilini ateşlediği günün yıldönümüdür 19 Mayıs 1919... Mustafa Kemal Atatürk bu anlamlı günü ülke geleceğini emanet ettiği gençliğe adamış..

                Mustafa Kemal ülke gençliğine 19 Mayısı armağan ederken, ülke geleceğini de onlara emanet etmiş, her tehlikeye karşı gençliğin uyanık olmasını istemiştir..

Gençliğe verdiği önemi aşağıdaki şu sözlerle de perçinlemiştir.. Henüz işin başında (1919) Samsuna çıkıktan hemen sonra söylediği;

O gençlik ki hiçbir şeyi unutmayacaktır; geleceğin ışık saçan çiçekleri onlardır. Bütün umudum gençliktedir! 

Bu sözden dört yıl, Cumhuriyetin ilanından sonra ise;

Ey yükselen yeni kuşak! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz! (1923) Demiştir.

Yukarıdaki sözleri okuduktan sonra aklınıza şu gelebilir.. Atatürk bu anlamlı sözleri acaba ülkedeki bu gençliğe mi söyledi..

Ülkenin bu günkü durumuna baktığımızda bu umutsuzluğa düşmemek mümkün değil.. Ancak Mustafa Kemal’in Samsuna çıktığı ve Kurtuluş savaşını başladığı günlerde sanmayın ki ülkenin tüm gençliği onunla birlikteydi..  Hatta bir kısmı Kurtuluş savaşı verilirken bile ona karşıydı..

Bu gün ise değişen bir şey yok..  Kendini genç zanneden, düşünceleriyle ortaçağ karanlığına arayan Osmanlı hayranları Atatürk’ü seviyor mu sanıyorsunuz..

O nedenle ülke geleceği çağdaş, bilimden yana, dünyadaki gelişmeleri takip eden ve yaşı itibariyle tehlikeyi önceden sezen, her zaman uyanık her yaştaki  gençliğe emanet edilmiştir..

Çarşaflara sarılıp “kefenimizi giydik de geldik” diyenlere ve Anıtkabir’i yıkma hayalleri kuran yobaza değil… AKP gençliğine ise hiç değil..

Siyasilerin bayram mesajlarına bakıyorum…  Hepsi Atatürk vurgusu yapıyor ve bağımsızlıktan bahsediyor.. AKP’li siyasetçilerin Atatürkçü ve bağımsızlıktan yana olduklarına nasıl inanacağız..

Adamların Cumhuriyetin kuruluş felsefesi ve Atatürk devrim ve ilkeleriyle sorunları var.. Laik demokratik cumhuriyeti her gün aşındırma yok etme peşindeler.. 90 yıllık reklam arası diyen, yeni anayasada laiklik olmamalı diyende bunların içinde.. Bu açıklamaları yapanlara sessiz kalanlarda bunlar.. İktidardaki AKP “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olmaktan sabıkalı bir parti..

Peki, ülkede bağımsızlıktan yana olan siyasi parti var mı? İktidarı ve muhalefetiyle “emperyalizme karşı “ olduğunu açıklayan bir parti duydunuz mu? Hepsi bir ağızdan “ABD müttefikimiz” demiyorlar mı? Yıllardır AB’ye girmek için kapısında kuyruk sallamıyorlar mı?

1919 yılında Mustafa Kemal Samsuna çıktığında ülkemiz emperyalistlerin askerlerince işgal edilmişti.. Emperyalistler, artık askerle işgal etmiyorlar.. Günün şartlarına göre bu işgal şekli değişti,  şimdi işgal ekonomik olarak sürüyor..

Ülkemizde sürmekte olan ekonomik işgalden rahatsız olan siyasi parti var mı?

1919 öncesinde de ülkeyi yönetenler ülkeyi işgal etmiş emperyalistlerin emrinde değil miydi.? Günümüzde farklı mı?

Ayrıca AKP’li politikacıların milli bayramlara zaafları var.. 35 bin kişinin davetli olduğu düğünde güvenlik önlemi alabiliyorlar ama, 19 Mayıs Atatürk’ü anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarını, hatta Anıtkabir ziyaretlerini terör saldırısı olabilir bahanesiyle iptal etmeye çalışmıyorlar mı?

Tüm bu olumsuzluklardan ülkemiz ve halkımız kurtulacak..

Bakınız..!

13 Kasım 1918 tarihi ülkemiz için çok önemlidir.. Bu tarihte ne olduğunu hatırlamayanlar olabilir.. Ben yardımcı olayım..

Bu tarihte müttefik devletlerinin İstanbul’ a girip işgal ettiği gündür. İngiliz donanmasına ait zırhlılar İstanbul Boğazına girip buraya demirlemiş toplarını Osmanlı Devletinin merkezi karargâhı olan Dolmabahçe Sarayına çevirmişti.

 Durum hiç de iç açıcı değildi. Devlet tüm siyasi ve mülki idareleri ile işgal güçlerine teslim olmuş ve ağır şatlar içeren Mondros Mütarekesi hükümlerince işgalci Müttefik Devletlerden gelecek direktiflere boyun eğmekten başkaca bir varlık gösteremiyordu.

İşte bu sırada yaveri Salih Bozok’un gözyaşları içinde Mustafa Kemal'e dönerek Boğaza demirlemiş İngiliz zırhlılarını göstermesi üzerine Mustafa Kemal: “Geldikleri gibi giderler” diyerek ülkenin ve Türk milletinin gücüyle bağımsızlığına kavuşacağına dair inancı dile getirmişti.

Bu işgal 6 Ekim 1923 tarihine kadar sürdü.. Bu tarihte İstanbul boğazında demirleyen müttefikler işbirlikçi padişahı da gemilerine alarak geldikleri gibi gittiler..

Gelecekte günlerde yine biri “geldikleri gibi giderler” diyecektir.. Tarih tekerrürden ibadettir.. Ancak günümüzün işbirlikçilerinin gidecek yeri kalmayacaktır..

İşte bu nedenle 19 Mayıs 1919 ülkemiz için önemli bir tarihtir. Mustafa Kemal gençliği günümüzde çok daha fazla uyanık olmak zorundadır. Atasının kendisine verdiği “vazifeyi” aklından hiç çıkarmadan “Bursa nutkundaki”  tavsiyelerini de unutmayarak vatan nöbetine devam etmek zorundadır..

                Her olumsuzluğa rağmen 19 Mayıs Atatürk’ü anma Gençlik ve Spor bayramınız kutlu olsun..

TURGUT GÜVEN