Yüzyıllar öncesinde Kralı ve tebasını, günümüzde ise halkı, 'maskaralık' yaparak eğlendiren insanlara 'soytarı' deniliyor.
Sosyal medyada gezinirken bir video gözüme ilişti.
İki Arizona kertenkelesi adeta birbirleriyle yarışıyorlar.
Seslerini izleyiciye değil de, birbirlerine duyurma çabası içindeymiş gibi bağırarak, cırlayarak konuşuyorlar.

İki soytarı aylardır kamera karşısında aynı siyasetçi hakkında şakıyıp duruyorlar.
Karşılarına aldıkları siyasetçi 'tu kaka', bu iki soytarı 'sütten çıkmış ak kaşık'!
Ekran karşısına çıkınca rollerini layığı ile yerine getiriyorlar.
O kadar dürüst ki bu soytarılar, neredeyse 'mehdi benim, mesih benim' iddiasında bulunacaklar.

Bu iki soytarı aylardır bir siysetçiyi kendilerince 'hedef' olarak belirlemişler.
Ok atıyorlar, şaçma atıyorlar, fişek atıyorlar ama yine de 12'den vuramıyorlar.
Çıdırmaları da bundan.
O siyasetçi devletten çalıyormuş, vergi dairelerini kandırıyormuş, SSK ya da Bağkur ödemiyormuş....
Dinleseniz; her şeyin en iyisini, en doğrusunu bu iki soytarı yapıyor sanırsınız.
Utanmasalar, 'peygamber bizim önümüzde diz çöker' diyecekler.
Tam bir 'güler misin ağlar mısın', 'tencere dibin kara senin ki benden kara' vakası.

İki soytarı tencere kapak gibi birbirini bulmuş.
Biri iş hayatı boyunca  hiç sigortalı-maaşlı personel çalıştırmamış.
Diğeri personel çalıştırmış ama sigorta ve maaş ödememiş.
Bir zamanlar biri diğerinin anasına, diğeri de birinin eşine sinkaflı küfürler etmiş!
İkisi de 'menfaatleri' uğruna 'yutkunmayı' tercih etmiş.

İkisinden biri tam bir müptezel.
Saygınlığı yok.
Adam yerine koyan yok.
SSK ve Bağkur'a olan borçları Himalayaları,
Karaelmas Vergi Dairesi'ne olan borcu Alpleri,
Uzunmehmet Vergi Dairesi'ne olan borçları Everest Dağının boyunu aşmış.
Utanmadan başkasının gözündeki pelteği ayıklamaya kalkışıyor.

İnsanda biraz utanma, yüz olur diyeceğim ama bu özelliklere sahip olmak için önce insan olmak, sonra yüz gerekir.
Bu iki soytarı da bu özellikler yok.
Her ikisi de asıl olan mesleklerinde başarı elde edememişler.
Eziklikleri bu yüzden.
Şimdilerde bir milletvekili için 'soytarılık' yapıyorlar.
Onun için yalakalığın, yağcılığın dibine vuruyorlar.

Bu müptezeller hayatlarında bırakın bir çalışanın SSK'sını ödemek...
Kendi Bağkur pirimlerini bile ödemiyorlar.
Adamlıktan dem vuruyorlar ama
Dolandırıcılık,
Yalakalık,
Yağcılık,
Soytarılık
ve Müptezellik 
Bunlar için oldukça olağan.

Öyle ya, boşuna dememişler.
Mok moku kenefte bulur diye.
Cinsini sevdiğim cinsine çeker.

Zamanında dibinden ayrılmadıkları o siyasetçi de,
O siyasetçi aleyhinde haber yapmak için yaranmaya çalıştıkları siyasetçi de öncekiler gibi unutulup gidecek birgün.
Ama bu müptezellerin soytarılığı hep hafızalarda kalacak.

Tıskaoğlu Bir Kez Daha Çakıldı ! Zonguldak  Genel Ticaret Fuarı İlgi Görmedi ! Tıskaoğlu Bir Kez Daha Çakıldı ! Zonguldak Genel Ticaret Fuarı İlgi Görmedi !

Şimdi bu müptezeller kim diye merak ediyorsunuz.
Ama üzülmeyin.
Bize gerek kalmadan kendilerini ifşa edeceklerdir.
Çünkü hoşlarına gitmeyen bir yazı kaleme alındığında 24 saat bile duramıyorlar.
Kıpır kıpır olup savunmaya geçiyorlar.
O zaman bu müptezeller; 'O müptezeller biziz' diyeceklerdir zaten.

Editör: Umut ŞEKERCİ