Cumhuriyetimizin 96.yılı tüm ülkede önceki yıllardan çok daha coşkulu bir şekilde kutlanıyor.
Neden önceki yıllara göre daha coşkulu sorusunun cevabı şu! Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün kurduğu Cumhuriyet’e AKP iktidarı şaşı bakıyor.
Bakmayın siz tepkiler karşısında geri vites yaptığına, adım gibi eminim ki Nevşehir valisi Atatürk Cumhuriyetine karşı. Onun için “kamu düzeninin bozulacağı” palavrası ile Cumhuriyet yürüyüşüne izin vermiyor, karşı çıkıyor.
Milli bayramlarda hastalanan AKP’li politikacıları kimsenin unuttuğunu sanmıyorum. Bu partinin varlık sebebi Cumhuriyet, dolayısı ile Atatürk karşıtlığıdır. Buldukları her fırsatta Atatürk’e ve onun eserlerine saldırıyorlar.
İşte bakınız Diyanet İşleri Başkanlığının camilerdeki söylemlerinde Atatürk adı yok..
Sarayın hazırladığı 29 Ekim Cumhuriyetin ilanı videosunda yine Atatürk adı geçmiyor. Cumhuriyet onu ilan eden kişiden ayrı anlatıla bilinir mi?
Cumhuriyet ve Atatürk’e neden karşılar?
Bu sorunun cevabını o günlerde AKP’nin yoldaşı Fettullah Gülen’in kumpas kurduğu eski Deniz Harp Okulu komutanı Emekli tuğamiral Türker Ertürk tv kanallarından birinde şöyle anlatıyor.
“Atatürk ismi önemli, niçin önemli! Atatürk İslam dünyasında, Türkiye’de aydınlanmanın adı.
Şöyle diyebilirsiniz. Ne istiyordu Atatürk?
Çağdaş medeniyetler seviyesi.
Akıl ve bilim.
Ya arkadaşlar biz Atatürk’ün vasiyetini sonuna kadar yerine getiriyoruz. Yani Atatürk bir isim mi? Evet haklı olabilirdiniz ama onlar isme değil, onlar Atatürk’ün anlamına karşı.
Çünkü!
Atatürk demek Türk ulusal kimliği demek.
Atatürk demek, üniter yapı demek.
Atatürk demek, bu toprağın sesi demek.
Atatürk demek, üretebilmek demek.
Atatürk demek, ahlak, şeref, demek, antiemperyalizm demek, bağımsızlık demek. Sen bunlara karşısın.
Bakınız aydınlanma olmadan, bilim kafalı toplumu yetiştirmeden, toplumu bilimsel ve akılcı düşünce dönemine getirmeden ne yaparsın biliyor musun? Devamlı batının ürettiklerini alırsın, onlar yeni üretir yine alırsın. Yine üretir yine alırsın. Dizayn edemezsin yapamazsın.
Bakınız üniversiteler perişan durumda, hiç birinde bilim yapılmıyor onun için Atatürk çok şeyin adı.
Atatürk derken sarı saçlı mavi gözlü adamı söylemiyorum ben, o değil. Atatürk bu topraklarda aydınlanmanın adı, medeniyetin adı şerefin hasiyetin adı. Ben bunu söylemeye çalışıyorum.”
İşte Atamıza karşı olanların hedefi O’nun bu aydınlığı.
Atamın huzurunda anıtkabirdeydim bugün. Ülkenin her köşesinden çocuk, genç, yaşlı, kadın ve erkek Ata’sının huzurunda olmanın heyecanını yaşıyordu. Geçmiş dönemlerde daha farklı daha coşkulu, daha kalabalık.
İnsanlarımız yine çocuklarını evde bırakmamış onları da getirmişti. Küçük yaşta Atatürk sevgisini onların yüreklerine işlemenin yolu buydu. Çünkü biliyorlardı ki Cumhuriyeti yaşatmanın yolu Atatürk sevgisinde onun ideallerini anlamaktan, gösterdiği hedefe tüm engellere rağmen yürümekten geçiyor.
Diğer ülke insanları da vardı Atanın huzurunda. Olup biteni, ölümünden bunca yıl sonra insanlarımızın Atatürk’e olan sevgisini, O’na bağlılığını şaşkınlıkla izliyorlardı.
Çünkü yeryüzünde hiçbir ülke insanı Ata’sına böyle bir sevgi büyütmedi. Anıtkabirde Türk İnsanının bu sevgiye şahit oldular.
TURGUT GÜVEN