Zonguldak’ta 74 yaşındaki Türkan Özhan’ın yaşamını yitirdiği bina faciasının ardından gözler inşaatın sorumlularına ve ilgili kurumlara çevrildi. Kariyer Medya’nın edindiği bilgilere göre, inşaatın ruhsat sahibi Ayhan Karaarslan gözaltına alınırken, şantiye şefi Efe Karaduman’a ulaşılamadı. Projeyi hazırlayan mimar Fırat Birkan ise bilgisine başvurulmak üzere savcılığa çağrıldı. Öte yandan, faciadan dört gün önce aynı sokakta yağışların ardından çökme yaşanması, “İnşaat neden durdurulmadı, gerekli tedbirler neden alınmadı?” sorularını gündeme getirdi.

Zonguldak kent merkezindeki Meşrutiyet Mahallesi Kadırga Yokuşu Sütliyen Sokak’ta 21 Ekim Çarşamba günü saat 18.15 sıralarında meydana gelen bina çökmesinde 74 yaşındaki Türkan Özhan hayatını kaybederken, Kenan Akçaharman enkazdan yaralı olarak kurtarıldı.

Bitişikte sürdürülen inşaat çalışmaları sırasında 3 katlı binanın çökmesi üzerine Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma devam ederken, faciaya ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

İNŞAATIN RUHSAT SAHİBİ GÖZALTINDA!

Kariyer Medya'nın edindiği bilgilere göre, faciaya neden olduğu değerlendirilen inşaatın ruhsat sahibi Ayhan Karaarslan, şantiye şefi ise Efe Karaduman.

Soruşturma kapsamında inşaatın ruhsat sahibi Ayhan Karaarslan'ın gözaltına alındığı öğrenildi. Şantiye şefi Efe Karaduman'a ise ulaşılamadığı belirtildi. Karaduman'ın nerede olduğu ve hakkında herhangi bir adli işlem uygulanıp uygulanmadığı henüz netlik kazanmadı.

İnşaatın sahadaki uygulamalarının denetlenmesi, kazı güvenliğinin sağlanması ve komşu yapıların korunmasına yönelik tedbirlerin alınıp alınmadığı, soruşturmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.

MİMAR FIRAT BİRKAN BİLGİSİNE BAŞVURULMAK ÜZERE ÇAĞRILDI

İnşaatın mimari projesini hazırlayan Fırat Birkan'ın da projeyle ilgili bilgisine başvurulmak üzere savcılığa çağrıldığı öğrenildi.

Ancak mimari projeyi hazırlayan kişinin, inşaatın sahadaki uygulamalarından doğrudan sorumlu tutulamayacağına dikkat çekiliyor. Proje müellifi ile ruhsat sahibi, şantiye şefi, yapı denetim kuruluşu ve inşaatın fiili uygulayıcılarının görev ve sorumlulukları birbirinden farklılık gösteriyor.

Bu nedenle Fırat Birkan'ın savcılığa çağrılmasının doğrudan bir kusur tespiti anlamına gelmediği, olası sorumlulukların teknik incelemeler ve bilirkişi raporları doğrultusunda belirlenmesi gerektiği ifade ediliyor.

FACİADAN 4 GÜN ÖNCE AYNI SOKAKTA ÇÖKME YAŞANMIŞTI!

Zonguldak'ta günlerce etkili olan sağanak yağışların ardından Meşrutiyet Mahallesi Kadırga Caddesi Sütliyen Sokak'ta kullanılmayan iki katlı bir binanın duvarı çöktü.

17-18 Ekim tarihlerinde şiddetli sağanak yağışlar nedeniyle boş ve metruk bir binanın duvarı/ön cephesi çökmüş, bu olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmamıştı.

Olayın ardından bölgeye belediye ekipleri sevk edilirken, yapılan kontrollerde istinat duvarlarında çatlaklar tespit edildiği haberleştirildi. Çevredeki yapıların güvenliğiyle ilgili değerlendirmeler yapıldı.

Aynı sokakta art arda yaşanan bu olayların ardından, bölgedeki zemin hareketlerinin ve devam eden inşaat faaliyetlerinin yeterince incelenip incelenmediği tartışma konusu oldu.

RİSK ORTADAYKEN İNŞAAT NEDEN DURDURULMADI?

17 ve 18 Ekim tarihlerinde aynı sokakta meydana gelen çökmeler, 21 Ekim'de yaşanan ölümcül facianın ardından ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Bölgede yağışların ardından çökme yaşanmasına ve istinat duvarlarında çatlaklar tespit edilmesine rağmen, çevrede sürdürülen inşaat faaliyetleriyle ilgili hangi tedbirlerin alındığı henüz bilinmiyor.

Özellikle faciaya konu olan inşaatta kazı çalışmalarının durdurulup durdurulmadığı, komşu binaların güvenliği açısından teknik inceleme yapılıp yapılmadığı ve ilgili kurumların risklerden haberdar olup olmadığı açıklığa kavuşturulmayı bekliyor.

Dört gün önce aynı sokakta çökme yaşanmışken, gerekli risk değerlendirmeleri neden yapılmadı? İnşaat faaliyetlerinin durdurulması değerlendirildi mi? Çevredeki binaların güvenliği neden daha kapsamlı şekilde incelenmedi?

BELEDİYE VE YAPI DENETİM KURULUŞUNUN SORUMLULUĞU ARAŞTIRILACAK MI?

Facianın ardından gözler Zonguldak Belediyesi'nin ilgili birimleri ile inşaatın yapı denetim kuruluşuna da çevrildi.

İnşaat ruhsatının hangi koşullarda verildiği, kazı çalışmaları sırasında komşu yapıların korunması için hangi tedbirlerin öngörüldüğü, yapı denetim kuruluşunun sahada hangi kontrolleri gerçekleştirdiği ve şantiye şefinin sorumluluklarını yerine getirip getirmediği merak ediliyor.

Özellikle 17 Ekim'de yaşanan çökme sonrasında belediyenin ilgili birimlerinin bölgede devam eden inşaatları inceleyip incelemediği ve herhangi bir durdurma ya da tahliye kararı alıp almadığı kamuoyunun yanıt beklediği sorular arasında bulunuyor.

FACİADAN SONRA 30 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ!

21 Ekim'deki ölümcül çöküşün ardından çevredeki yapılarda da risk oluşabileceği değerlendirilerek 7 binadaki 13 daire tahliye edildi. Toplam 30 vatandaş güvenli alanlara yerleştirildi.

Facianın ardından gerçekleştirilen bu tahliyeler, “Dört gün önce bölgede çökme yaşandığında benzer bir risk değerlendirmesi yapılıp gerekli önlemler alınsaydı, Türkan Özhan bugün hayatta olabilir miydi?” sorusunu gündeme taşıdı.

17 ve 18 Ekim'de meydana gelen çökmelerle 21 Ekim'deki facia arasında doğrudan teknik bağlantı bulunup bulunmadığı ise bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacak.

BİR CAN GİTTİ, SORUMLULAR ORTAYA ÇIKARILMALI!

Kadırga Yokuşu'nda yaşanan ve Türkan Özhan'ın hayatına mal olan facia, Zonguldak'taki yapılaşma ve inşaat denetimlerini bir kez daha tartışmaya açtı.

Yaşanan olayda yalnızca inşaatı gerçekleştirenlerin değil, ruhsatlandırma, şantiye yönetimi, yapı denetimi ve çevre güvenliği konusunda görev ve sorumluluğu bulunan bütün kişi ve kurumların işlemlerinin incelenmesi bekleniyor.

17 Ekim'de aynı sokakta yaşanan çökme, dört gün sonra meydana gelen facianın habercisi miydi? Eğer öyleyse, bu uyarı neden yeterince dikkate alınmadı?

Zonguldak kamuoyu, 74 yaşındaki Türkan Özhan'ın ölümüyle sonuçlanan facianın bütün yönleriyle aydınlatılmasını ve varsa ihmali bulunan sorumluların ortaya çıkarılmasını bekliyor.