KISKANMA HAKKI, KANSER BELASI VE BİR ÖNERİ!

                     Enteresan bir ülkede yaşıyoruz.

                     Bu cümleyi defalarca yazdım okumuş olmalısınız.

                     Nedeni şu!

                     Bilindiği gibi her ayın 2.günü aylık enflasyon rakamları açıklanıyor. Ucuzlayan tek bir ürün olmadığı halde  enflasyonu tek haneli rakamlara düşmüş (%9.26) tek ülke biziz..

                     İşin ilginçliği ise şu!

                    Bırakın ülke ekonomistlerini, bu duruma dünya ekonomistleri bile anlam verememiştir. Dünya ülkelerinin Türkiye’yi kıskanması sanırım bu yüzden olmalı.

                   Halkın kullandığı tüm ürünlere zam yap kimsenin sesi çıkmasın, peşinden enflasyon düştü de ülkede yaşayanların birçoğu buna inanıp kabullensin.

                    Amerikalı ve Avrupalı siyasetçiler, ülkeyi yönetenleri her açıklamasına bu şekilde inanıp rıza gösteren bir halkı nasıl kıskanmasın arkadaş. Adamlar kıskanmakta halklı değil mi?   

                  Geçtiğimiz günlerde, Yunanistan ve Avusturya da yapılan elektrik zammı için insanlar sokağa döküldü. Fransa’yı sarı yelekliler resmen talan etti ve siyasi iktidarlar eylem yapan halkın isteklerini yerine getirmek zorunda kaldı.

                  Siz bu ülkede bırakın halkı, muhalefet partilerinin hayat pahalılığını protesto ettiği bir mitinge şahit oldunuz mu?

                  İşin özü şu!  Amerikalı ve Avrupalı politikacıların biz Türkleri bu yönüyle kıskanmasına şahsen ben hak veriyorum.

                  KANSER BELASI!

                  Yakından tanıdığım bir hastalıktır, tüm evrelerini kendim yaşamış gibi bilirim. Çünkü ailemden dört insanı kanser nedeniyle kaybettim.

                  Hayrola diyebilirsiniz, açıklıyayım!

                  Geçtiğimiz günlerde CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Atatürk Devlet Hastanesi'ndeki görev yapmakta olan tek onkoloji doktorunun il dışına tayini çıktığını açıkladı. Ve onkoloji doktoru tayin edilecek iller arasına Zonguldak'ın da dâhil edilmesini istedi.

                 Düşünün nüfusuna göre kanser riskinin en yüksek olduğu illerden birinde Atatürk Devlet Hastanesinde onkoloji doktoru yok.

                 Aklınıza Üniversite hastanesinde var düşüncesi gelebilir. O tezgâhlardan geçmiş ve hastası ile sürünmüş biri olarak diyorum üniversitenin onkoloji servisi Zonguldak’a ve bölge hastaları için yetersiz.

               Yavuzyılmaz’ın bu talebi gerçekleşir mi? Gelecek günlerde göreceğiz..

               BİR ÖNERİ!  

               Söz kanserden açılmışken devam edeyim!

Zonguldak nüfusuna göre kanser vakalarına çok yoğun yaşandığı şehirlerin başında geliyor. Bunun sebeplerinden biri yıllar önce Çernobil de nükleer santralde yaşanan felaket gösterilmişti.

            Şimdi ise bölgemizde kurulan termik santraller ilk sırada.

Bölgemizde yaşanan kanser vakalarında en önemli etkenin termik santraller olduğu tartışmasız bir gerçek.

            Üstelik bu santrallerde yöremizde üretilen uygun taşkömürü yerine kükürt oranı yüksek ancak ucuz ithal kömürlerin yakıldığı gerçeği de önümüzde dururken.

            Kükürt oranı yüksek ithal kömürün çevreye ve insan sağlığına verdiği zararlar her geçen gün anlatıldığı ve bilindiği halde.

            Ayrıca hava kalitesinin ölçen istasyonların raporları gizlenen bir şehirde yaşayan halk çok belli ki kanserin kucağına terk edilmiş durumda.

            Termik santral firmaları yasa gereği kazançlarının bir kısmını yörede ki sosyal işlerde harcamak zorunda. Bu nedenle okul, kütüphane, düğün salonu, belediye binası gibi hizmetler yapıyorlar. Bence bu sebep oldukları yıkımı bu gibi işler yaparak vicdanlarını rahatlatmaktan başka bir şey değil. Zaten bu kanunu çıkaranlarında düşüncesi farklı değil.

            Zonguldak 1991 yılında yaşanan madenci grevinden sonra, iktidara gelen tüm partiler tarafından sistemli olarak küçültülerek emeğin başkentinden emeklinin başkentine dönüştürüldü.

            Büyük oranda emeklinin yaşadığı bu şehirde halk termik santrallerin çevreye verdiği zararları en yoğun şekilde yaşıyor. Buna bağlı olarak onkoloji hastanelerimizdeki yoğunluğun yanı sıra, şehrimizde çocuk onkoloji bölümü bile açıldı.

            Zonguldak halkı emeklisinden çocuğuna kadar termik santrallerin zararlarını tartışmasız yaşıyor.

            Benim önerim şu!

            Termik santraller bulunduğu yerden kuş uçuşu 30 km’lik bir alana zarar verdiği uzmanların görüşü..

            Mademki termik santrallerin tüm sıkıntılarını Zonguldak halkı çekiyor. Termik santrallerin ürettiği elektrik bu sıkıntıyı canıyla ödeyen, Zonguldak halkına ücretsiz verilsin.

           CHP Milletvekillerinden ricam bu öneriyi meclise taşısın. Çünkü yıllarca madenlerde canını veren bu halk şimdi termik santrallerin zararları nedeniyle canını veriyor.

 

TURGUT GÜVEN