Aramızdan ayrılışının 81.yılında Atatürk’ümüz tüm ülkede öncekilerden çok daha görkemli bir şekilde anıldı.

               Aklımdan geçeni baştan yazayım. Atatürk gibi bir dehaya ömür konusunda yaradanın haksızlık yaptığını düşünürüm. Ülkeye hiçbir faydasını görmediğim bazı siyasilere 103 sene ömür veren yaradan Mustafa Kemal Atatürk gibi bir dehaya 57 sene ömür biçmesi benim ilahi adalet anlayışımla çok bağdaşmıyor.

                Mustafa Kemal dört yıl süren kurtuluş mücadelesi sonrasında takvimler 29 Ekim 1923 çü gösterirken Cumhuriyeti ilan edip yepyeni bir ülke kurdu. Zaten bu mücadelesi sonunda ATATÜRK oldu. Parlamenter sistemi kurup 15 yıl iktidarda kaldı ve çeşitli devrimlerle toplumu üretime, bilime, çağdaşlaşmaya yönlendirerek cumhuriyetin temellerini attı.

                15 yılda dünya ülkeleri arasında saygın bir yere ulaştırırken hala ulaşılamayan kalkınma hamlesi yaşattı. Atamızın ömrü daha uzun olabilseydi ülkenin geleceği yeri varın siz düşünün.

                  Ülkemizin iki özelliğinin Türk insanının şansı olarak düşünürüm. Biri dört mevsimin oluştuğu, her güzelliği içinde barındıran, yeraltı, yerüstü ve tarihi zenginliklerin bulunduğu vatan, diğeri ise bu ülke içinden çıkmış bir deha Mustafa Kemal.  

                  Dün tüm ülke insanı içinden çıkan dehasını, bu ülkeyi emperyalizmin pençesinden çekip kurtaran önderini saygı ile andı.

                  İnsanlarımız ülkenin meydanlarında, caddelerinde, sokaklarında, parklarında, yollarında, kısaca her köşesinde Atasına sevgisini ve saygısını gösterdi.

                  Her yaştan, her cinsten insan saat 9 zu 5 geçe yaşlı gözlerle, duygu dolu, gönülden bir bağlılıkla Atasının yolunda olduğunu gösterdi.  

                  Anıtkabir ülkenin her köşesinden yukarıda saymaya çalıştığım farklı düşüncelerde duygu dolu insanlar ile dolup taştı.

                  Tüm ülkede yaşam 1 dakikalığına Atatürk’e gösterilen saygı nedeniyle durdu.

                  Geçtiğimiz yıllara göre daha yoğun bir katılımla Atatürk’ümüzün anıldığını yazdım. Örneğin, birçok saygın firmanın Ata’ya saygı için hazırlamış olduğu reklamlar geçmiş yıllara göre daha duygusal ve görkemliydi. İzleyenlere duygu dolu anlar yaşatmayı başardılar.

                  Atamızı anma etkinliklerine katılımın sebebi siyasi iktidarın yıllardır sürdürdüğü tutumdur. Ne demek istediğimi dün AKP’li politikacıların yaptığı konuşmalara bakarak anlamak mümkündür.

                  Anma etkinliklerini televizyonlardan ve gazetelerin internet sitelerinden takip ettim. İki anma ve saygı şekli diğerlerinden çok farklı ve anlamlıydı. Sizlerle de paylaşmak isterim.

                  Her iki anma da Samsun’da yaşandı.

                  İlki; Samsun'da Tüm kalabalığın siren çalınca hareketsiz olduğunu fark eden sokak köpeği, kalabalığa ayak uydurarak tam bir dakika boyunca hareketsiz kaldı. Siren bittiğinde ise yoluna devam etti.

                  Bu haberi okuyunca aklıma gelen şudur. Ülkede Atatürk’e bir şekilde saygısızlık yapan “insan kılığında dolaşanları” görünce bu köpeğin insanlaştığını düşünmek yanlış olmaz sanırım.             

                  Bir diğeri ise yine Samsun’da Samsun spor- Hacettepe Futbol karşılaşmasında yaşanıyor. Müsabaka 9. dakikanın 5. saniyesinde durduruluyor; tüm futbolcular, teknik heyet, yedek oyuncular ve taraftarlar 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuyorlar.

                  Ata’ya bu saygının bundan sonra yaşayacağımız 10 Kasımlardaki spor karşılaşmalarında da tekrarlanacağını düşünüyorum. Ayrıca Samsun spor ambleminin Atamızın Samsun merkezindeki bir parkta at üzerindeki heykeli olduğunu da hatırlatayım.

                  Yazımı Mustafa Kemal Atatürk,ün güzel bir sözü ile bitireyim.

                  “Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir.” Çünkü O izinden gidilmesi gereken bir dehadır.

 

                  TURGUT GÜVEN