TERMİK CEHENNEME DOĞRU…!

 

                Bugün Ankara’da yapılan Eren Holding’in Muslu beldesinde yapmayı planladığı 700 MW’lık yeni santralin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısı Çevre ve Şehircilik Bakanlığında yapıldı.  

                Zonguldak için çok önemli olan bu toplantıya ne yazık ki bir avuç duyarlı insan katıldı..   

                Söz konusu toplantıya katıldım ve baştan sona izledim.. Açık ve net yazayım tarafsız olması gereken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı asla tarafsız değil..  Kurulan komisyona çeşitli bakanlıklardan gelen bürokratların herhangi bir yetkisi yok.. Termik santralin yapım kararını bu komisyonda vermiyor.. Yapım kararı bu komisyonun vereceği raporla kapalı kapılar ardında veriliyor..

                Söz konusu bakanlığın adına bakarak ülkede sağlıklı çevre ve çağdaş şehirler kurulacağı aklınıza gelmesin.. Bu bakanlığın böyle ulvi bir düşüncesi yok..

                Neden..! Şu anda Muslu ve Çatalağzı yerleşkesinde üç termik santral üretim yapıyor..  Çevreye verdikleri zarar saymakla bitmez.. Hal böyleyken aynı bölgeye yeni santral kurulması talebini tarafsız bir bakanlık nasıl reddetmez..!

                Siyasi iktidar halkın değil, kesinlikle sermayenin yanındadır.. Amacı, dar bir alana çok sayıda termik santral yaparak çok kar etme ve yöreyi termik cehenneme çevirme düşüncesindedir..

                Gelelim toplantıya..!

                Eren holding yapmayı planladığı 700 MW’lık yeni santralin projesini Çınar Mühendislik şirketi hazırlamış.. Şirket çalışanlarının İnceleme Değerlendirme Komisyonuna yapmış olduğu sunuma göre yapılması düşünülen santralin çevreye hiçbir zararı yok, hatta çevreye müthiş saygılı.. 

                Bu proje tanıtımından sonra geriye dönüp yörede üretim yapan termik santrallerin çevreye verdiği zararları demek ki rüyamızda görüyoruz.. Çınar Mühendisliğin sunumunu izledikten sonra “ey para senin açamayacağın kapı olmadığı gibi yalan konuşturamayacağın insanda yok” dedim..

                Toplantının hemen başında CHP Zonguldak milletvekili Şerafettin Turpçu’nun termik santrallerin çevreye verdiği zararları ve yöre halkının artık santral istemediğini sade bir dille tüm sakıncalarıyla anlattı.. Hatta projeyi hazırlayan Çınar Mühendislik yetkililerine “çoğunuz okumuş insanlarsınız mühendissiniz, doktorsunuz, çevrecisiniz bu sunumu çağdaş ülkelerde yapsanız sizin diplomalarınızı yırtıp atarlar” bile dedi..

                Zonguldak’tan gelen çevre derneklerinin yöneticileri ise komisyon üyelerine teknik veriler sunmak yerine adeta vicdanlarına seslendiler.. Tabi ki olmadığını düşündüğüm vicdanlara..

                Komisyonun üç saati aşan toplantısında gözden kaçmaması gereken bir durum var.. Çatalağzı ve Muslu’da yerel yönetimler ve halk ilk üç santralin yapımına işsizliğin azalacağı, çevreye bir canlılık getireceği, istimlak edilecek arsalar sayesinde köşeyi döneceklerini, çocuklarının ekmek sahibi olacağı gibi masum düşüncelerle ilk üç santralin yapımına sessiz kalıp izin verdi..

                Hep bir “sarı öküz” hikayesi anlatılır ya; işte ilk santrallerin yapımına izin vermek, aslında sarı öküzü vermekti.. Hemen bunun peşinden Eren Holding çevrede bazı işlerin yaparak yerel yönetimleri avucunun içine aldı.. Sonrada ne istedilerse verildi, gelecek günlerde de verilecek..

                Eren Holding zaten şunu diyor; biz yeni liman, kül barajı, taş ocağı açmayacağı daha önce kurduklarımızla çalışacağız.!  Bu şu demek; söz konusu alt yapı üzerine daha çok santral kurarak maliyeti düşürüp daha fazla kar peşindeler..

                Toplantıda Eren Holdingin yerli kömür kullanma, yörede istihdam sağlama konularında verdiği sözleri yerine getirmeyerek Zonguldak insanını kandırdığını firma yetkililerine çevreciler tarafından söylendi.. Yine çevrecilerle Çorlu’dan getirilen ne olduğu bilinmeyen atığın kül barajına taşınmasına, denizden çekilip soğutma işlemi yapıldıktan sonra denize verilen sıcak suyun deniz canlılarına verildiği zararlar sorulduğunda cevap alınamadı..

                Termik Santrallerin Çin malı çok geri bir teknoloji olduğu sorusu Eren yetkililerince cevap verilemeyen sorular arasındaydı..

                Tansiyonun zaman zaman yükseldiği, sert tartışmaların yaşandığı toplantıda, Zonguldak Milletvekillerinden Şerafettin Turpçu ve Ünal Demirtaş katılırken AKP’li üç milletvekili ortalarda görünmedi.. Ayrıca Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Zonguldak İl Temsilcisi Saniye Cicibaşoğlu, Tema Zonguldak il temsilcisi Berran Aydan ve bir grup çevre gönüllüleri katıldı..

 Ankara’da Zonguldak’ı temsil ettiğini iddia eden, bakanlıklara çay içmeye giderken fotoğraflayıp yerel basına servis eden AKP’li vekiller Zonguldak için hayati önem taşıyan bu toplantılarda söyleyecek sözleri yok muydu.?

Aslında Zonguldak’ın bu gibi sancılı konularında AKP’li politikacılar nedense deve kuşu rolüne bürünüyorlar.. Partilerinin aldığı kararlar Zonguldak aleyhine olsa dahi ses çıkaramıyor, bu uygulama bizi destekleyen halkın çıkarına değil diyemiyorlar.. Çünkü AKP içinde demokrasi yok, vekillerde halkı değil kendi geleceklerini düşünüyorlar..

Yoksa bölgede kurulan termik santraller CHP’liler haricinde kimseye zararı dokunmuyor mu? Bu nedenle mi yörede yaşayan AKP ve diğer partilerin yerel yöneticileri seslerini çıkarmıyor anlamak mümkün değil..

                Bu toplantı sonrasında ne olacak.!

                Nur topu gibi 700 MW’lık bir termik santralimiz daha olacak.. Biraz daha kısa sürede çevremiz, suyumuz, doğamız kirlenecek, daha kısa sürede zehirleneceğiz, yörede yaşayanlar daha kısa sürede kanser olacak..              

TURGUT GÜVEN..

Not: Bu konuya devam edeceğim..