Üç gün önce (8 Temmuz) “TEMA’dan geç kalmış tuhaf açıklama” başlığı ile yazmıştım ve TEMA Zonguldak İl Temsilciliğinin açıklamasındaki gecikme tuhafıma gitmişti..
Tuhafıma giden bir başka gelişme ise Zonguldak Valiliğin yaptığı açıklamasıydı.. Bence; Valilik çevre konusunda kendilerine gelen tepkiler ve suçlamalar karşısında, vali Ali Kaban’ı aklamaya çalışıyor, “biz emir kuluyuz, bölgede yaşananlar yasaldır, yasalar karşısında bizim yapacağımız bir şey yok” demeye getiriyordu..
Siyasi iktidar halktan her seçimde düşündüğü desteği aldığı halde, bölgede yaşayan halkın sağlığını ve çevreyi düşünmediğini, aklı başında düşünen ve mukayese etme yeteneği olan her insan biliyor ve anlıyor..
Siyasi iktidar yandaş iş adamlarını en karlı işlerden biri olan enerji üretmeye, dolayısıyla termik santral kurmaya yönlendiriyor.. Son yıllarda özellikle termik santral başvurusu yapan firma sahiplerinin siyasal eğilimlerine bakın, gerçeği görürsünüz…
Bu tespitler sonrasında gelelim Zonguldak Valiliğinin tuhaf açıklamasına..!
Önce bu bildiriye neden ihtiyaç duyulduğuna bakalım; “basın - yayın organları, sosyal medya ve internet yayıncılığı ortamında, yapılan haber ve yorumlardan ve çevre konusunda çalışan derneklerin beyanları. Termik Santrallerin gerek kurulması, gerekse işleyişi üzerinde bilinçli ya da bilinçsiz spekülatif söylemler geliştirildiği görülmüş. Aklıselim kamuoyumuzun ve halkımızın sağlıklı ve doğru bilgiye ulaşabilmeleri için.”
Buradan anlıyorum ki ilgililerin açıklama yapması için sürekli uyanık olmak, uyarmak çevrecilerin ve yöre halkının görevi olmalı.. Çünkü, çevrenin ve yörede yaşayan halkın sağlığı yetkililerimizce çok önemli değil, sormayınca, sıkıştırmayınca, rahatsızlık vermeyince doğrudan açıklama yapmaları sanki görevleri değil..
Açıklamada; yöremizde kurulmuş çalışan, kurulmakta olan termik santrallerin tarihçeleri anlatılmış.. ÇED süreci devam eden termik santrallerinde sırada beklediği belirtmiş..
Yörenin “Termik Cehennem” olma kararı ise, Çevre Orman Bakanlığı tarafından 02.10.2009 tarihinde Zonguldak - Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında santrallerin bulunduğu bölge Termik Santral Alanı olarak planlanarak verilmiş..
Buna göre siyasi iktidar bölge halkı ve çevre için ölüm şeklini belirlemiş.. Sağlıksız bir çevrede yaşayıp zehirlenerek ölüm.. Tercih bu..
Burada ilginç bir uygulama detaya girilmeden kısa geçilmiş.. Oda şu;
ÇATES B termik santrali özelleştirilerek 22.12.2014 tarihinde Bereket Enerji A.Ş’ne devredilmiştir. Tesis Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği Geçici 3. Maddesi gereğince 22.12.2016 tarihine kadar hava konulu çevre izninden muaftır.
Bu şu demek..! ÇATES özelleştirildi tarihten itibaren iki yıl içinde çevreyi zehirleyebilir.. Bu zehirleme Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği geçici 3.madde ile yasal hale getirilmiş..
Konuyu biraz daha açayım ki anlaşılsın.. Çates belirlenen tarihe kadar bacalarında filtresiz çalışıp çevreyi yasal olarak zehirleyebilir.. Şu anda Çatesin bir ünitesi filtresiz çalışarak zehirleme işine devam ediyor.. Filtre işi belirtilen tarihe kadar bitirilmesi gerek.. Diyelim ki bitirilemedi.. Ne olacak..! Üretimi durdurma yetkisi bakanlıkta.. Onlarda durdurmayacağına göre, geçmiş olsun.. Tabi ki zehirlemeye devam edecek..
Ayrıca daha önemli bir konu daha var.. EREN Enerji kükürt oranı yüksek ithal kömür kullanıyor.. Ancak bu kömürü “desufurilizasyon” sisteminden geçirip kükürt oranını düşürüyor.. Özelleşen Çates de ise bu sistem olmadığı, ithal kömürü doğrudan yaktığı için kükürdü de bacadan salıyor..
Tüm bunlar olurken Valiliğin ve Çevre Müdürlüğünün eli kolu bağlı hiçbir işlem yapamıyor..
Açıklamada kül barajının 2009 yılından itibaren faaliyette olduğu belirtilmiş.. Ancak burada başka bir detay var..
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 27.11.2015 tarihinde Modern Enerji Elektrik Üretim A.Ş’nin atık yakma tesisinden kaynaklanan kül atıklarının da bahsi geçen kül barajında düzenli depolanmasına izin verilmiştir.
Modern Enerji Elektrik Üretim A.Ş nerede..? Tekirdağ Çorlu’da.. Bazı tankerlerin Çorlu’dan şehrimize kimyasal atık taşıdıkları iddiası vardı ya.. İşte valilik bu kimyasal atığın şehrimize kimin izni ile taşındığını da satır aralarında açıklıyor.. Kül atığı olsa neden tankerlerle taşınsın ki.. Valilik bu atığın ne olduğunu derhal açıklamalıdır..
Yine açıklamada yörede Çateş, ZETES I ve ZETES II’nin Çevre İzin ve Lisansı 08.12.2014 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca verilmiştir. 22.12.2016 tarihi itibari ile ÇATES’in ve inşaatı bitip faaliyete geçmesi sonrasında ZETES III’ün de Çevre İzin ve Lisansları gündeme gelecektir.
Bunun dışında; ZETES IV adına 700 MW, ÇATES II adına 660 MW ve Demir Madencilik adına 160 MW olmak üzere üç santral kurma başvurusu var.. Nasıl..!
Açıklamanın “denetim “ bölümünde valilik yetkisini açıklamış.. Valiliğin 3 çeşit yükümlülüğü olduğunu ve iki şekilde denetim yaptığı anlatılıyor..
Şimdi sıkı durun.!
Açıklama da; “2007- 26.08.2013 tarihleri arasında geçen 6 yılda uygulanan 4 adet idari yaptırım kararı ile 334.562,00 TL ceza kesilmişken son üç yılda ise 10 adet idari yaptırım kararı işlem karşılığı 785.893,00 TL para cezası uygulanmıştır.”
Son üç yılda kesilen cezalar neden ayrı tutulmuş..! Bu soru aklınıza geliyor değil mi? Yazının giriş bölümünde “ Vali li Kaban’ı aklama” demiştim ya.. Son üç yıl bu nedenle ayrı tutulmuş ve Vali Bey’in görevini yaptığı anlatılmak istenmiş..
Devamı bir sonraki yazımda…!
TURGUT GÜVEN..