YİNE TERMİK BELASI.!

 

                Geçtiğimiz Salı günü (31 Ocak 2017) Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığındaydım.  Bereket Holding’in ilave 660 MW/1775 MWt’lık santral başvurusunun İnceleme Değerlendirme Kurulu (İDK) toplantısını izledim.

                Zonguldak’tan sabahın (05.00) çok erken saatinde ve soğuğunda 3-5 duyarlı insanla yola çıktık. Tabiatı Koruma Derneği Zonguldak il temsilcisi Saniye Cicibaşoğlu, Tema il temsilcisi hanımefendinin termik santralden çok daha fazla önemli işi olmalı ki katılamadığı toplantıya yerine, CHP’den tanıdığım Nazan Sürücü Pulat, Zonguldak Belediye Meclis üyesi Lale Karakulak tüzel kişileri temsilen katıldılar.

                Bunların dışında ÇATES’ten emekli termik santral konusunda oldukça bilgili yakinen tanıdığım Makine Mühendisi Erdoğan Turhan da toplantıdaydı.

                Ayrıca Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün ile Muslu Belediye Başkanı Sabahattin Adıyaman oradaydılar.

                Birde her toplantıda olduğu gibi CHP Milletvekili Şerafettin Turpçu!

                Toplantıya katılan başta CHP Milletvekili Şerafettin Turpçu olmak üzere bu kişiler termik santrallerin ve yeni kurulacak olanın çevreye verdiği zararları tek tek anlattılar. Bu konuda detaylı açıklamalarda bulundular.

                Burada bir konuya değinmeden geçemeyeceğim.. Sabah saatlerinde Ankara yakınlarında mola verdiğimizde Erdoğan Turhan’ı ve beni gördüğünde tansiyonu çıkan ve “nereden buldunuz bu adamları” diyen Sabahattin Adıyaman’a verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür bekliyorsa daha çok bekler.

                Ne benim, nede Erdoğan Turhan’ın Muslu nazım planında değişiklik yaparak Eren Holding’e termik santral kurdurmak gibi bir günahımız yok. Çevreci olarak bundan sonraki ÇED toplantılarında da bulunacağız Sabahattin Bey rahatsız oluyorsa kendisi gelmeyebilir. Olmadığında aranacağını da sanmıyorum.

                Ayrıntı sonrasında konumuza devam edeyim.

                Çates’in yeni sahibi Bereket Enerji satın aldığı mevcut santralin iki misli büyüklüğünde ilave değil yeni bir santral kurma peşinde. 

                Bu firma mevcut santrali çalıştırabilmiş mi? Hayır.

                Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün’ün toplantıda dediği gibi bir yıldır kül barajı patlak, filtreleri çalışmıyor. Bu durumda mevcut santral müthiş bir çevre kirliliği yaratıyor.

                Bu şuna benziyor! Birine kamyonu veriyorsunuz, yolda giderken sağa sola çarpıyor ve devriliyor. Bu kamyonu yola çıkarıp tamir ettikten sonra aynı kişiye teslim eder misiniz?

                Termik santral konusunda yaşananlar tamda budur.

                Üstelik yeni yapmayı planladıkları Termik Santral ithal linyit kömürü yakacak. İthal linyiti kömürü yurt dışından getireceği için birde liman yapacak. Zonguldak kömürünü yapmayacaksan git başka yerde yap demek gerekmiyor mu?

                Yeni santralle santral bölgesinde günde 27.000 ton kömür yakılacak. Dolayısıyla hava daha da kirlenecek.

                Yine bölgede Termik Santral inşaatları başladığı 2006 yılından bu güne toz, çamur ve hava kirliliği devam ediyor.

                Yine bölgede işsizlik azalmış değil göç devam ediyor.

                Termik santraller nedeniyle kanser vakaları artarken, Bülent Ecevit Üniversitesinde çocuk onkoloji bölümü açıldı. Bu şu demektir; Zonguldak’ta termik santraller nedeniyle çocuklarda kanser oluyor.

                Termik santrallerin çevreye zararlarını daha fazla uzatmaya gerek yok. Çevrede yaşayanlar bu konuda uzman sayılır. Toplantı sonrasında ise firmaya eksiklerini tamamlamak için iki yıl süre tanındı. Bekleyeceğiz, beklerken de duyarlılığımızı ve santral kurulmasını engellemek için bu süreyi iyi değerlendirmemiz gerekiyor diye düşünüyorum.

Bunların yanında birkaç konuya kısaca değinmem gerek.!

Zonguldak’ta çevre duyarlılığı her geçen gün azalmakta! Çevreci dostlar kusura bakmasınlar ama bu gibi toplantılar öncesinde bir araya gelip ortak politikalar üretip, karşı duruş sergileyemiyorlar ne yazık ki. Ankara’daki toplantılara daha hazır ve yoğun katılmak gerekiyor. Malum birlikten güç doğar.

İkinci önemli bir konu ise şu! Bu termik santraller sadece biz solcularımı etkiliyor? AKP’ye oy veren seçmenler Zonguldak Termik cehenneme çevrilirken neden seslerini çıkarmazlar. Yoksa kendileri ve çocukları kanser olmuyor mu?

Oy verip iktidara taşıdığınız parti bu şehri yaşanmaz hale getirirken sessiz kalmanızı insanlıkla bağdaştırmak bence bir hayli zor. Çünkü aynı havayı soluyoruz, aynı çevrede yaşıyoruz. Ben karşı çıkıyorum, sen oy verdiğin için kendinden sayıp sessiz kalıyor hatta korkuyorsun.

Üçüncü benzer bir konu ise şu. Her ÇED toplantısına CHP Milletvekilleri Şerafettin Turpçu ve Ünal Demirtaş koşarak geliyor, termik santral konusunda düşüncelerini paylaşıyorlar. Peki, Zonguldak’ın diğer üç AKP Milletvekili nerede?

Termik santralleri bunca zararına rağmen yatırım olarak mı görüyorlar!

Müsteşarla görüşmeyi resimleyip yerel basına haber yaptıran ve bununla övünen, ayrıca siyasi rant bekleyen AKP’li Milletvekillerinedir sözüm.

Termik santrallerin Zonguldak halkını zehirlemesine, kanser olmasına karşı çıkın. Siyasi ikballeriniz için insan olma özelliğinizi de mi kaybettiniz..

İktidara geldiğiniz 15 yıllık süre içinde her seferinde üç vekil çıkardınız.

Bu şehrin şehirlerarası yolları yok!

İşsizlik ülke ortalamasının çok üzerinde, sürekli göç veriyor.

TTK’yı batırdınız.

Sekiz yıldır hastaneye yer arıyorsunuz, hala bulamadınız.

Kamu kuruluşları kapatıldı, bir tek yatırımınız yok.

Her İl’e yeni statlar yapılırken bu şehre bir tribün bile yapamadınız.

Tek yaptığınız yandaş holdinglere çevre katliamı yaratan termik santraller. Ne diyelim helal olsun.

İşin üzücü tarafı ise şu! Hala bu şehirde politikacı olarak dolaşabiliyorsunuz. Çünkü çağdaş bir ülkede halk sizleri tükürükle boğardı.

 

TURGUT GÜVEN