Bu sahip çıkma özde mi, sözde mi?

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tüm yurtta büyük bir coşkuyla kutlandı.

Zamanında, "gün gelir bu Cumhuriyet’e, demokrasiye en çok siz ihtiyaç duyarsınız" diye uyardığımız kişiler Cumhuriyet Bayramına sahip çıkmaya karar verdi ve yurt genelinde yapılan bayram kutlamalarına katıldı.

Şimdi asıl soru şu; ‘Bu sahip çıkma özde mi, sözde mi?’

Cumhuriyet ve demokrasiyi birbirinden ayıramazsınız.

Halk egemenliğini sekteye uğratıp tek kişilik egemenlik kurarsanız, demokrasinin altını oyar, 96 yıllık Cumhuriyet tarihinin kazanımlarını yok ederseniz, bugün milli bayram gününde hasta olmayıp alanlarda bayram kutlamalarına katılmanız hiçbir anlam ifade etmez.

Sanayileşme, kentleşme, fikir özgürlüğü, eşit yurttaşlık hakkı, eğitim düzeyinde ilerleme, tarımda, hayvancılıkta, üretimde ilerleme demokratikleşebilmemiz için olmazsa olmazlarımızdır.

 

Ve hepsinden önemlisi ADALET!

Vatandaşın adalete inancı kalmadıysa eğer, siz ne kadar artık biz de milli bayramları kutlamaya karar verdik, meydanlardayız deseniz de boştur.

 

Nevşehir Valisi Cumhuriyet kutlamalarına izin vermeyerek aslında şu ana kadar yapılan uygulamayı devam ettirdi.

Kısacası bugüne kadar almış olduğu emirleri nasıl yerine getiriyorduysa aynı sisteme devam etti.

Yalnız Türkiye gündemini takip etmemesinin kurbanı oldu sadece.

Çünkü artık AK Parti tüm Türkiye’de Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katılıyor, milli değerlere sahip çıkıyor imajı veriyor.

Nevşehir Valisi bunun farkında değildi sadece.

 

Cumhuriyet hepimizin.

Kolay kurulmadığını tüm yurttaşlarımız adı gibi bilmeli.

Cumhuriyet Bayramı bizim, Türk milletinin en büyük milli bayramı. Varoluşumuzun simgesi.

Sözde değil özde sahip çıkan herkese sonsuz teşekkürler.

Ama Türk milletinin algı kapasitesini de küçümsemenin manası yok.

Bugüne kadar eften püften mazeretlerle milli bayram kutlamalarına izin vermeyenler şimdi “en iyi kutlamayı biz yaparız” diyorlar.

En iyi kutlamayı yapın, en yakışanı yapın, en görkemlisini yapın.

Zaten Cumhuriyet’e öyle sıradan bir kutlama yakışmaz. Birlik ve beraberlik içerisinde tüm yurttaşların kenetlendiği organizasyonlar yapın.

Ama bunu yaparken bugüne kadar altını oyduğunuz Cumhuriyet değerlerini tekrar geri kazanmanın yollarına da bakın.

Demokrasinin işleyebilmesi için öncelikle halkın gelirleri arasındaki uçurumları giderin ki halkımız eşit haklardan yararlanabilsin.

Üretime ve eğitime sarılın ki ülkemiz muasır medeniyetlerden geri kalmasın.

Bir delinin lafıyla ekonomisi dibe vurmasın!

Liyakatı baş tacı yapın ki sanayide, bilimde, teknolojide, eğitimde kimseden geri kalmayalım.

 

Türkiye deneme tahtası değildir.

Dini değerleri kullanmanın süresi dolunca milli değerlere sarılmayın.

Bu ülkeyi kuran gerçek kahramanların kemiklerini sızlatmayın.

 

****

Cumhuriyet'in İlk Şehri Yakışanı Yapar

Zonguldak’ta Cumhuriyet kutlamaları çok güzel ve coşkulu geçti.

Ereğli, Alaplı ve Devrek’te muhteşem organizasyonlar ve kutlamalar yapıldı. Emeği geçen herkesi kutlarım.

Zonguldak Merkez’de halkımız kutlamalar sonunda konser hayal ediyordu. Halkımızın hevesi kursağında kaldı ama halkımız Cumhuriyet’in ilk iline yakışır şekilde coşkuyla katılım sağladı.

Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına hassasiyet gösterdi ve katılımın yüksek olması için büyük gayret gösterdi.

Kendisini kutluyorum.

 

Ancak önceki dönemleri eleştirircesine yapılan yorumlara katılmıyorum. En görkemli Cumhuriyet kutlaması ilk defa yapılmış gibi yorumlar okuyorum. Bu yıl katıldığım gibi bir önceki yıl da Cumhuriyet kutlamalarına katılmış, aynı şekilde fener alayında yürümüştüm.

Zonguldak halkı varoluş değerlerine bu yıl olduğu gibi geçen yıl da yüksek katılım göstererek sahip çıkmıştı.

Geçen yıl Valilik binası önünde ışıklarla atılan Mustafa Kemal imzası şahaneydi.

Biraz hafıza tazeleyerek veya Google’dan araştırarak hatırlanabilir.

Tüm siyasi partilerin katılımı ile elde edilen birlik ve beraberlik bundan sonra hiç bozulmasın diye ümit ediyorum.

Bizim milli birliğimiz dışında neyimiz var ki!