Çatalağzı ve Muslu bu günlerde Zonguldak’ın en hareketli yerlerinin başında geliyor.. Termik cehenneme dönüştürülmeye çalışılan yörede uygulamalara karşı bölünmeler de yaşanıyor..
Düşünce birliğini sağlaması gerekenler ise bölgedeki çevre dernekleri, CHP’li örgütler ve belediyeler (Zonguldak, Kilimli, Çatalağzı ve Muslu). Tüm saydıklarım bir araya gelip düşünce birliği oluşturmalı, çözüm önerileri geliştirmeli..
Ancak belediyeler CHP kimliği taşımasına rağmen başkanların siyasi kimlikleri oldukça tartışmalı.. Örgütler ve başkanları ise siyasi tecrübe ve düşünce anlamında yetersiz..
Konu Çatalağzı olunca belediye başkanının göreve geldikten sonra yapmış olduğu yanlışlar da ortaya dökülmeye başladı..
Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün ile ÇAÇEV Başkanı Adnan Akgün arasında büyük bir fark var.. Ayrıca Belediye başkanı olduktan sonra ise yapmış olduğu uygulamalarla kendisini destekleyenlerde hayal kırıklığı yaratmış durumda..
Bu hayal kırıklığı nasıl oluşmuş anlatayım..
Belediye başkanları göreve geldiklerinde kendi çalışma kadrosunu kurar. Bu uygulama katılmasam da günümüzde doğru karşılanır..
Adnan Akgün’den önceki Belediye Başkanı AKP’li Mehmet Alim’di.. Alim bu dönemde kendi kadrosunu kurmuştu. Örneğin Belediye Başkan Yardımcılığına Evgin Acar’ı getirmişti..
Evgin Hanım CHP’li Okan Surat döneminde Çatalağzı belediyesinde çalışmaya başlamıştı ve rahmetli CHP’li Dursun Fidan’ın kızıydı..
Adnan Akgün başkan olduktan hemen sonra Evgin Acar’ı görevinden aldı ve başkan yardımcılığına Taner Kayı’yı getirdi..
Kayı, Mehmet Alim döneminde Milli Eğitim Bakanlığından belediyeye geçmişti.. Çevresinde ise BBP’li olarak biliniyor.. Onu belediye başkan yardımcısı yapan kim..? CHP’li Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün..
Şimdi burada bir durup değerlendirme yapalım.. Ben insanları siyasal düşünceleri ile bir yere gelmesini veya gitmesini değil, bilgi, beceri ve liyakatleri ile makam ve mevki sahibi olmasını savunan biriyim..
Ancak günümüzde bu düşünce geçerli değil.. Çünkü gücü elinde tutanlar nedense bu ileri düşüncede değil.. O zaman oyunu kuralına göre oynamak lazım.. Bende bu durumda kendi düşüncemdeki insanları mağdur edilmemesini onların elinden tutulmasını savunmak zorundayım..
Her belediye eksik kadrosunu tabi ki tamamlamak, tam kadro ile çalışmak ister.. Bu istek doğrudur.. Peki siz eksik kadronuzu tamamlarken neden kendinize yakın insanları değil de tam ters düşüncedeki kişileri belediyenize alırsınız..
Adnan Akgün Müftülük ’ten Adnan Kalaycı hocayı belediyeye alırken herhalde adaşı olduğu için almadı..
Adnan Hoca şimdi Çatalağzı belediyesinde cenaze işlerine bakıyor.. Adnan Başkan’a yakın bu işi yapacak kimse yok muydu?
CHP’li Adnan Akgün bu kişileri belediyeye alınırken hangi becerilerine göre aldı..
Örgütten gelmeyen belediye başkanları nedense bu konuda çuvallıyor.. Akgün de böyle çuvallayanlardan…
Çatalağzı belediyesinde olup biteni yakından izleyen partili arkadaşlarımızın Adnan Akgün’e bir konuda talebi ve birkaç sorusu var..
Kilimli Belediyesinin CHP’li Meclis Üyesi Aşkın Keskin’in Çatalağzı belediyesine transferi mümkün mü? Eğer mümkünse alalım Çatalağzı belediyesine en çalışkan belediye meclis üyesi olur.. Çünkü seçilmiş olduğu Kilimli Belediyesinden çok Çatalağzı Belediyesinde görülüyor.. ..
Talep bu…!
Soru ise şu;!
Aşkın Keskin Çatalağzı belediyesinde her gün hangi firmanın işini takip ediyor?
Bu durumda benimde iyi tanıdığım Aşkın Keskin’in ya firma işini takip etme ya da belediye meclis üyeliğini tercih etmek durumunda..
Bitmedi.. Hani derler ya turpun büyüğü heybede diye..!
Mehmet Alim Döneminde Çatalağzı belediyesi kasası dolu belediyelerden biri olarak bilinir.. Örneğin Alim döneminde belediye işçilerine maaşlarını ve özlük haklarını ödemediği ay olmamış.. Aynı dönemlerde Kilimli Belediyesinde Seçkin Özdemir AKP’li olmasına rağmen çalışanlarına maaş ve özlük haklarını veremiyordu.. Ayrıca Çatalağzı belediyesi borçlu olmadığı söylenenler arasındaydı..
Adnan Akgün’ün seçildikten sonra “belediyenin mali durumu sanıldığı gibi değil gerçek budur” diye bir açıklaması da olmadı..
Şu konunun da altını çizdikten sonra, turpun büyüğünü heybeden çıkaralım..
Adnan Akgün çevreci olarak biliniyor, çevreci olmasının belediye başkanlık koltuğuna oturmasında katkısı büyük.. O nedenle yöredeki Termik Santral kuran firmalara karşı haklı bir mücadele içinde.. Ancak bu termik santrallerle mücadele eden belediye bu firmalara bazı işler yaptırıyor..
Hem bu firmalardan bazı hizmetler alacaksın, hem de varlıklarına karşı olacaksın.. Bu çelişki değil mi? Veya halk dilinde bunun adı “kayıkçı kavgasıdır” ki toplum bunu bir süre yer sonra maskeni indirir.. Tabuttan çıksan da duruşun saklanamaz..
Son iddia ise şu..!
Çatalağzı belediye başkanı personel giderlerini ödeyemediği dönemlerde (geri ödenmek üzere) Eren Enerjiden para yardımı alıyor (mu)?
Adnan Akgün Çatalağzı’nda konuşulan ve bilinen bu iddia karşısında açıklama yapmak zorunda..
Bu karmaşa aynı zamanda bir gerçeği de ortaya çıkarıyor… Belediye başkanları serbest bırakılmış kendi bildiklerini yapıyor.. Bağlı bulundukları ilçe ve il başkanlıkları ise görevlerinin ne olduğunu bilmiyor..
Eğer bilmiş olsaydı belediye başkanları Muslu, Çatalağzı, Kilimli ve Zonguldak’ta yanlış üzerine yanlış yapamazdı..
TURGUT GÜVEN