Ülke genelinde sistemli bir çevre katliamı yaşıyoruz..

            Siyasi iktidar nerede bir yeşil alan görse ya AVM, ya da rezidans dikmek için fırsat kolluyor.. Bunlar olmazsa altı AVM üstüne küçük bir cami ile işi kurtarmaya çalışıyor..

            Akan derelere HES’ler, tarım alanları yerleşime açılıyor.. Olmadı termik santral..

            Tüm bu girişimlerin altında ise gerçekte yandaşa kıyak var..  

            Zonguldak ise yer altında kömür var denilerek termik cehenneme çevriliyor.. Buraya Santral neden kuruluyor sorusuna verilen cevap “kömür var” oluyor ama, santrallerde yakılan kömür ta Kolombiya’dan getiriliyor..

            Zonguldak geçtiğimiz günlerde Demir Madencilik A.Ş nin termik santral kurma talebi üzerine bir ÇET toplantısı yapıldı.. Daha doğrusu halkın tepkisi örgütlenerek yapılamadı.. ÇET toplantısının yapılamaması kimin işine yarayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz..

            Aynı oyun Eren Enerjinin yapımı devam eden ikinci santral öncesinde düzenlenen ÇET toplantısında da oynanmıştı.. Santral 2016 Temmuz ayında faaliyete geçecek.. Bu aldatmacanın failleri halen Muslu’da belediye başkanı.. Hakkını yemek istemem santrale  karşıymış gibi durmuştu ama tabuta girip çıkarak bu kadar arabesk bir eyleme imza atmamıştı.. Cenazede nedense ağlayan da yoktu.. Sahne bu yönüyle eksik kaldı..  

            En önemlisi ise şu.. ÇET süreci konusunda yerel yönetimlerin ve çevre derneklerinin  yöre halkını bilinçlendirmesi gerekir..  Bu süreçte izlenen yol ve yapılması gerekenler el ilanları ve panellerle halka anlatılmalı duyarlılık sağlanmalıdır..

            Süreç iyi takip edilmediğinde Demir AŞ. Gözünü diktiği sahile termik santrali kurar.. Zaten patron yalakaları, santralin çevreye hiçbir zararı olmayacağını, buna müsaade edilmediğinde TTK’nın kapanacağını, ve gençlerin işsizlik nedeniyle göç edeceğini yazmaya başladılar..

            Bende TTK’yı kim kurtaracak diye kara kara düşünürken kurtarıcı müjdesi geldi.. Demir Madencilik AŞ..!!

            ******

            Çevre demişken, çevreden devam edelim..!

            Zonguldak’ta çevre dernekleri var, ancak çevreyi mahveden kuruluşlardan sponsorluk isteyerek gezilere gidiyorlar.. Belediye başkanları göstermelikte olsa yırtınıyor, ancak santralleri kuranlardan faydalanmanın yolunu arıyorlar..

            Garip bir durum var..

            Yıllardır üçü iktidar partisinden beş vekilimiz var.. Çevre konusunda hiç laf eden var mı? Çevre duyarlıkları tamamında sıfır..

            Çevre duyarlılığı üst düzeyde bir arkadaşımla sohbet ederken, iktidara ait vekillerden biri çevre deyince cadde ve sokakları anlıyor, hakikaten caddelerimiz sokaklarımızın durumu kötü diyor; diye anlatmıştı..

            Bende ilave edip, CHP’li olan ise çevre denildiğinde partideki kumpasçı çevresini anlıyor demiştim..

            Ne yazık ki bu anlattıklarım gerçek.. Bu nedenle seçip meclise gönderdiğimiz milletvekillerinden beklenti içine girmeyin, çevre denildiğinde anladıkları bu.. Hayal kırıklığı yaşayacağınızı şimdiden yazmış olayım..

                        ******

            Çatalağzı’nda ÇET toplantısının yapıldığı gün yörede dört cenaze varmış ve ölenlerin ikisi kanserden hayatını kaybetmiş.. Kanser vakalarının yörede zirve yaptığını zaten bilmeyen yok..

            Mevcut çalışan termik santrallerle ilgili, yöre halkı ve  basında tartışılan birkaç konu var.. Zaten yapılan resmi açıklamalardan da anladığıma göre çalışan santrallerin (özellikle Elsan) bazı eksikleri var..

            İddialardan biri; Elsan’ın (ÇATES) filitrasyon sistemi yok..  Yakılan kömürden çıkan duman ve zararlı gazlar vs direk doğaya salınıyor.. Zaten basına yansıyan fotoğraflara bakıldığında bu iddia doğruluk kazanıyor..

            Eren Enerjiye ait olan termik santralin ise filitrasyon sistemini gece geç saatlerde kapatıldığı iddiaları var..    

            Hava kirliliği konusunda erken uyarı sistemlerinin kurulmasını ise gerekli saymayan duyarsız bir toplum olduğumuzu şimdilik bir kenara bırakalım, çünkü bu konuda yetkililerin bile “bu konu beni aşar” dediğini biliyoruz..  

            Bu konular uzun zamandır cevap bulabilmiş değil.. Hadi santral sahiplerinden, çevre derneklerinden, siyasi parti yetkililerinden ses çıkmıyor da bu ilin Valisi de mi yok..

            Şunu aklınızın bir kenarına not edin.. Zonguldak insanının sahibi yok, kaderine terkedilmiş..

            Acaba ülkemiz dışında bunca eksiğine rağmen termik santral çalıştırılabilir mi? Bunca eksiğine rağmen çalışmasına göz yumulur mu?

            Görüldüğü gibi burası Türkiye her şey mümkün..

            Çağdaş ülkelerde termik, hatta nükleer santraller çevre ve insan sağlığına verdikleri zarar nedeniyle kapatılıp sökülürken, bir yenilerini kurma telaşındayız..

Üstelik tüm eksiklerine rağmen çalışmalarına yetkililerce göz yumularak.. 

TURGUT GÜVEN