1 Kasım öncesi seçim anketleri 7 Haziran seçimlerinde çıkan sonuçların çok da değişmeyeceğini gösteriyor.. Kalan süre içinde sonucu AKP lehine değiştirmek amacı ile “AKP’nin Cumhurbaşkanı” da temel atma ve açılış törenleri düzenlemeye başladı..

                Seçim sonucu 1 Kasım tarihine kadar AKP lehine değişmezse ne olur! Bana göre seçim iptal olur.. Anayasaya göre mevcut hükümet 1 yıl süreyle görevine devam eder..

                Çünkü AKP’nin içinde dahi olsa kurulacak her koalisyon AKP’nin siyasi arenada yok olmasının başlangıcı olacaktır.. Zaten hesap vermeyi sevmeyen, kabul etmeyen bir düşüncenin bilerek ve isteyerek yenilgi ile çıkacağı seçime gideceğine inanmak saflık olur..

                Bu durumda;

 Kısa sürede AKP, HDP anlaşması sağlanamazsa kurulması muhtemel AKP, MHP veya AKP, CHP koalisyonu aynı zamanda AKP’de hesap verme sürecini başlayacaktır..  

AKP’de hesap vereceği bir koalisyona yaklaşmayacağına göre..! Çıkış yolu nedir (?) sorusu anlam kazanıyor..

                1 Kasım seçimleri sonrasında hiçbir partinin tek başına iktidar olamayacağı çok açık.. 7 Haziran sonrasında yaşanan gelişmeler, kanlı olaylar hatta katliamlar bile seçmen kitlesinde kutuplaşmayı daha da arttırmış görünüyor..

                AKP’li politikacıların “tek başına iktidar olunmadığında istikrar bozulur ve iç kavgalar bitmez şehitler gelir” imasını, şantajını Türk halkı elinin tersiyle itmiş durumda..

                Tüm bu ön görüler ışığında Türkiye çıkmaza, uzun ve  karanlık bir tünele mi gidiyor..! Ne yazık ki evet..

                O halde çıkış yolu nedir..?

                Bu kutuplaşmadan sonra tek yol var… AKP’nin 1 Kasım seçimleri sonrasında bölünmesi..! Ülkenin çıkış yolu AKP’nin bölünüp, bir bölümünün daha doğru ellere geçmesiyle mümkün...

                Bu durumda ancak AKP’nin bölünmesinden doğan yeni bir “merkez partisi” ile CHP’nin ve MHP’nin de içinde bulunacağı geniş tabanlı bir koalisyon kurulabilir, geçmişin hesabı da pek ala sorulabilir.. Bilerek ve isteyerek bozulmuş olan Ekonomi, Eğitim, Sağlık, Adalet gibi sorunlar çağdaş ülkeler seviyesine getirilebilir.

                Yukarıda yazdıklarım gerçekleşmediğin de;  ülke uzun süre karanlıkta kalacağı,  geçmiş dönemde yapılan yanlışların hesabını soramayacağı gibi daha büyük kaoslar da kaçınılmaz olacaktır..

                Ülke siyasetçilerinin içinde bu sağduyuda kişilerin mevcut olduğunu, AKP’nin 13 yıldır bu ülkede yaptığı yanlışları bilenler ve dile getirenleri gördükçe umudum artıyor diyebilirim..

                Aynı zamanda AKP’li politikacıların böyle bir girişimde bulunmaları, bu yolu açmaları,  geçmişteki kendi hatalarını da düzeltme imkânı sağlayacaktır. Diğer taraftan bakıldığında bu girişim sonucunda kendilerini de toplum önünde aklamış olacaklardır..  

                Aklınıza gelen soruyu, bu öngörünün neden olmayacağını düşünenler olduğunu tahmin ediyorum.. Cumhurbaşkanlığı makamına çıktığı halde AKP’den elini çekmeyen, hala genel başkanı gibi davranan “şahsın” böyle bir durumda elini kolunu bağlamayacağını, boş durmayacağını düşünenleriniz olabilir.. 

                Gemi batarken herkes can derdine düşer.. Kimse, kimseye can yeleğini çıkarıp vermez, filikaya binen bile bir başkasını batarız düşüncesiyle filikaya çekmez, insanlar bencilleşir, kendini kurtarmanın yolunu arar..  

                AKP’de bölünme gerçekleştiğinde merak etmeyin,  kaçan kaçar kalan sağlar bizimdir..

 

                TURGUT GÜVEN..