CHP'nin Kadın Kolları, kadınları bugüne kadar partinin yükünü her zaman sırtlamış, alanlarda mücadele etmiş ama hiçbir zaman hak ettiği değeri alamamış. 
Kota ile vitrin süsü gibi seçilemeyecek sıralara yazılan kadınlar, seçim zamanı sahada çalışması için en önce çağırılan yine kadınlar.
Erkekler ise Kadın kongrelerine de müdahil olup, kendilerinin uyumlu çalışmak istedikleri kişileri seçtirmek için yoğun çaba saf ediyorlar. 

Tıskaoğlu Bir Kez Daha Çakıldı ! Zonguldak  Genel Ticaret Fuarı İlgi Görmedi ! Tıskaoğlu Bir Kez Daha Çakıldı ! Zonguldak Genel Ticaret Fuarı İlgi Görmedi !

Seçim kazanmak ekip işi. 
Ekibi sağlam olan kazanır. 
Ama sırf uyumlu çalışmak için üye olmayan kadınların yönetimlere yazılmasına nasıl müsamaha gösterilebilir ki?
Çaycuma Kadın Kolları Olağan Kongresinde 2 aday yarışıyor ve 112'ye -103 oy sayısı ile Av. Çiler Başoğlu seçimi kazanıyor. 
Konglerde kazananlar ve kaybedenler olur. Ama üye olmayan 7 kişinin olduğu yönetim listesiyle seçim alınıyor. 
Bu üye olmayan kadınlara Filyos Belediye Başkanı Erol Acar'ın eşi Ümran Acar da dahil! 
Yani nüfusları kullanılarak seçim kazanılıyor hem de çok az bir farkla. 

Belediye Başkanının eşinin neden parti üyesi olmadığını tatışmıyoruz. 
Elbette eşinin partisine üye olma zorunluluğu yok. 
Ancak üye olmadığı partinin yönetimine neden girmek istediğini anlamak mümkün değil. 
Zaten Divan Kurulu'nun bu seçimi nasıl onayladığını da anlamak mümkün değil ya!

Karşı tarafta üye olmadığı halde yönetime yazılan 7 kişinin çevresinden katkı sağlığı oylarla Melike Barlas Uzaldı seçimi kaybetti. 
Av. Çiler Başoğlu seçimi kazandı.  
Sosyal demokrat bir partide bu adil bir seçim oldu mu?
Üstelik seçim zamanı en önce başvurulan, sahaya davet edilen partinin cefakar kadınları küstürüldü. 
Adil bir yarış olsa ve kaybetse elbette üzülüp kırılmazlardı ama yarış adil oldu mu?
Divan onayladığı ve seçim tamamlandığı için belki de seçim iptal edilmeyecek ve üye olmayanlar yerine yedeklerden yönetim oluşturulsun denilecek.
Oysa seçim gerçekleşirken üye olmayan bu kişiler yazılmasa, bu kişilerin çevresi kullanılmasa belki de karşı aday kazanabilirdi.

Çaycuma İlçe Başkanı Fahri Diler'in ise; "Genel Başkan Özgür Özel'i tanımam, Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka'yı tanımam, Merve kır'ı tanımam" diye sözler sarf ettiği Genel Merkez'e gönderilen dilekçelerde ve pek çok kadının söyleminde mevcut. 
İlçe Başkanı, herhalde kamera kaydı olmamasına güvenerek Genel Başkan hakkında öyle bir şey söylemediğini dile getiriyor. 
Bunca kadın, İlçe Başkanına iftira atıyor demekki.
Kadın Kollarının kongresinde, onca kadının içinde bu sözleri sarf ettiğini söyleyen bu kadınlar, İlçe Başkanının düşmanı olsa gerek. 
Fahri Diler bu sözleri söylerken, 'buranın patronu benim' demek istemiş olabilir. Ama bir ilçe başkanı, Genel Başkanını tanımam diyorsa Genel Merkez'in burada affedeceği bir durum olamaz. 
Fahri Diler müdahil olduğu seçimde, desteklediği aday kaybedecek endişesiyle boyundan büyük laflar etmiş olabilir. 
Çaycuma İlçesinden Genel Merkeze postasını koymuş olabilir. 
Haberlerden sonra Genel Başkan Özgür Özel'le fotoğrafını paylaşıp yan çizmiş olsa da seçimlerin kahramanları kadınlar bunu unutmayacak! 
Fahri Diler, görevine devam ederse; onunla çalışacak, üye olmayan kadınları bir an önce üye yapsa iyi olur. 
Yoksa kimseyi alanda bulamayacak. 


 

Editör: Haber Merkezi